ANASAYFA RÖPORTAJ TEMEL SORUN, İNSANÎ BİLİNCİN İŞLEMEMESİ
TEMEL SORUN, İNSANÎ BİLİNCİN İŞLEMEMESİ

TEMEL SORUN, İNSANÎ BİLİNCİN İŞLEMEMESİ

119
0

Avukat Ali Aktaş ile; din ve dünyevîleşmenin hukuk ile ilgisini, hukukî problemlerin kaynağını, bireysel haklar bağlamında müstehcen reklamları ve hukuk uygulayıcılarının hukuka aykırı tutumlarını konuştuk.

Hukuk kavramını nasıl tanımlıyorsunuz?

Her insan yaratılıştan bir takım haklarla doğar. Buna tabiî hukuk diyoruz. Bu hakların kullanımı konusunda insan ilkesel olarak özgürdür. Özgürlüğü, haklarını kullanırken başkalarının aynı hakları kullanmasına engel olacağı yere ya da o kişinin hürriyetinin sınırını ihlale kadardır. Hukuk, en dar kapsamıyla insanlar arası ilişkileri düzenleyen kurallar bütünüdür. Ahlâk, örf, bilimsel içtihatlar ve din hukukun oluşumuna katkı vermektedir.

Hukuku oluşturan temel prensipler arasında dinin yeri var o hâlde. Hukuku dinden bağımsız olarak düşünemeyiz bu durumda. Peki, hukuk dünyevî midir?

Hukuk kurallarının oluşumunda dinin etkisinin varlığı inkâr edilemez. Zaten insanın hikâyesi Hz. Âdem [as] ile başladığına ve ilk insan aynı zamanda ilk peygamber olduğuna göre, dinin insanlar arası ilişkileri tanzim edici bir etkisinin olduğu nettir. İlk insan/ilk peygamberin aynı zamanda vahiy aldığını da biliyoruz. Bu nedenle ilk kuralların ve hayat anlayışının vahyin destekleyici etkisi altında oluştuğunu da görebiliyoruz. İlave olarak, vahyin anlaşılması ve anlamlandırılarak hayata aktarılması hususunda aklın da katkısıyla hukukun oluştuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

“Hukukun dinden bağımsız olması” derken, tamamen akıl yoluyla üretilen bir hukuk sisteminden söz ediyorsak, bunun kabulü şartlı olarak mümkündür. Şartlı olarak diyoruz, çünkü hukuk kurallarının oluşumunda ahlâk kurallarının etkisi kadar insanlığın vahyî birikiminin de etkisi vardır. Yani bugün ister Batı’da olsun, ister Doğu’da; mevcut hukuk birikiminin dinden etkilenmediğini hiç kimse iddia edemez. Kaynağı itibariyle hukuku; din, doğrudan etkilemiştir.

“Hukuk dünyevî midir?” sorusunun cevabı olarak “elbette dünyevîdir” cevabını verebiliriz. Hakikate bakarsanız din de dünyevîdir. Din “yaşama biçimi” demektir. Onu yaşayan insandır. İnsana ait olan şey de dünyevîdir, dünya içindir. Lakin lütfen yanlış anlaşılmasın; dinin kaynağı dünyevî değildir. Anlaşılması için dünyevî olan bir imkândan yararlanmak zorundayız; akıldan. Son tahlilde “aklı olmayanın dini yoktur.”

 

Hukuk ile dünyevîleşme kavramlarını aynı cümlede kullandığımızda başka neler söylersiniz?

 

Röportajın devamına dergimizin Kasım sayısından ulaşabilirsiniz…

 

Konuşan: Şulenur Yıldırım
ysulenur@gmail.com

(119)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir