KEYFİNCE LÜGÂT

Çocukluk

Hâtıra dendi mi aklınıza en çok ne geliyor? Neleri hatırlıyorsunuz? Çocukluğunuzu, değil mi? Çocukluğunuzun geçtiği yerleri… Neden çocukluğumuzu hatırlarız? Çocuklukta yalan yok. Çocukluk samimiyet dolu, çocukluk ânı yaşar. Derler ki, çocuğun hafızası yok; o yüzden […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Taşra

Aşina bir kelime değil mi? Taşra… Bilmeyenimiz yok. Dışarı demek… Taş, dış… Acaba taş kelimesi de oradan mı geliyor! Dışarıdaki… İç kısmına ne diyeceğiz? Yani içeriyle dışarıyı ayıran anlamında mı! Düşünülebilir. Yakın duruyor çünkü. Bir […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Ölüm

Rüştü Onur diye genç bir şair… Yirmi iki yaşında ölmüş. Ölüme gidişini şöyle anlatıyor: “Önce öksürüverdim, öksürüverdim hafiften. Derken ağzımdan kan geldi. Bir ikindi üstü; durup dururken… Meseleyi o saat anladım. Anladım, ama iş işten […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Su

Su. Su. Su… İnsanın susayınca “su” diyerek susuzluğunu giderebilmesi mümkün mü! Bilemiyorum da, “su” deyince insan serinliyor. İçmek… “Su gibi içti” deriz. Hayatı su gibi içmek, dersleri su gibi içmek, kitabı su gibi içmek, gökyüzünü […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Beklemek

“Bir yolcu bekliyorum Nasıl da hasretliyim Adı neydi unuttum Yıllardır kederliyim.”  Ömür boyu bekleriz. Beklemek… “Bek” kelimesinden geliyor, sağ bek, sol bek deriz ya… Bir yolcu bekleriz, kapımızın zili çalsın isteriz… Hele gurbette isek, hele […]

KEYFİNCE LÜGÂT

ANADOLU

Anadolu’ya gittim. Anadolu dediysem doğduğum yere… Dünyaya gözümü açtığım yere… Dünyaya göz açıyoruz, ama dünya bize göz açtırmıyor. Haa, hayattan şikâyetçi miyim? Hayır! Dün birisi telefonda dedi: “Şundan bundan şikâyet ediyorsun.” Dedim ki: “Hayır. Şikâyet […]