ANASAYFA KAPAK YAZILARI ORUÇ TUTARSAN KİM TUTAR SENİ
ORUÇ TUTARSAN KİM TUTAR SENİ
0

ORUÇ TUTARSAN KİM TUTAR SENİ

16
0

1920’li yıllardır. Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya Savaşı’nda yenilmiştir. Binlerce şehit verilmiştir. Cihan devleti yıkıldı yıkılacaktır. Cihan bilgesi Bediüzzaman bu ağrılarla yatıp kalkmakta, çıkış yolu aramaktadır. O günlerde bir rüya görür. Yüksek bir meclis kurulmuştur. Asrın vekili sıfatıyla kendisine yenilginin sebebi sorulur. O da salât (namaz), savm (oruç) ve zekâttaki kusurlarımıza işaret eder. Beş vakit namazı ihmal ettiğimiz için Rabbimiz “beş senede, yirmi dört saatte daima tâlim ve meşakkatle tahrik ve koşturmakla bir nevi namaz” (Sözler) kıldırmıştır. Yılda bir ay oruç tutmamızı istemiştir. Nefsimize acıyıp tutmayınca keffâreten beş sene cebren oruç tutturmuştur. Verdiği malın zekâtını vermediğimiz gibi buhl ile zulmetmiş, helale haram katmışızdır. O da kat kat alarak malımızı haramdan kurtarmıştır.

Nihayet günahkâr millet kanıyla abdest almış, fiilî bir tevbe etmiştir. Ders almamış olmalıyız ki, aynı durum II. Dünya Harbi’ne sebep olur. “İman ve amel-i saliha”da ihmaller ortaya çıkar. Orucun terki kıtlığa sebep olur. Orucun tatlı acılığı çekilmediği için açlık ve kaht (yokluk), zekât verilmediği için “hasarat ve zayiat” oluşur.

Bütün savaşlar önce içte başlar sonra cihana yayılır. İçte kaybedilen savaş dışarıda kazanılamaz. Birinci ve İkinci Cihan Savaşları’nda göründüğü gibi sıkıntılar, açmazlar dindeki ihmallerden kaynaklanıyor. Rabbimiz bizi temize çıkarmak istiyor. Namaz kalbin, oruç canın, zekât malın temizlenmesidir. Namaz günlük, cuma namazı haftalık, ramazan orucu yıllık, bayramlar ara bakımlardır.

 

Oruç uruçtur, miraçtır

Orucun Rabbimizin terbiyeciliğine, toplum hayatına, şahsî hayata, nefsin terbiyesine ve küllî şükre bakan yüzleri ve cüzleri vardır. Her musibet nimet, her ibadet bir miraç taşır. Kalbin namaz, bedenin oruç, malın zekâttır. Oruç uruçtur, yükselmektir. Her daim namaz, her daim miraçtır.  Namazda konuşmuyoruz, haramı hayâle getirmiyoruz, yiyip içmiyoruz. Oruçta da aynısını yapıyoruz. Oruçla insan, bedenin ve cismaniyetin hayatından ruhun ve kalbin hayatına çıkar. Peygamberimiz Miraç’ta Rabbimizle görüşmüştür. Kul oruçla Rabbimizin kelâmı Kur’ân ile buluşur.

Miraç sıkıntılı günlerde gerçekleşti. Boykot yıllarının ardından, Ebu Talip gibi bir koruyucu, Hz. Hatice gibi bir sevgili dünyasını değiştirdikten sonra yapayalnız ve korumasız kalan Habibini (asm) Rabbi huzuruna aldı. Arkasından hicret geldi. Medine’de yeni bir dünya kuruldu. O sıkıntılar yaşanmasaydı Miraç gerçekleşmez, hicret uzadıkça uzar, Medine ufuklarda kaybolurdu.

 

Osmanlı, oruç ve sultanlık

 

 

Yazının devamına dergimizin Haziran sayısından ulaşabilirsiniz…

 

Mustafa Oral
mustafaoral74@hotmail.com

(16)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

güngören escort rus pornosu harika porno izle tipobet tipobet365