ANASAYFA KAPAK YAZILARI NİYET ETTİM ULVÎ MANİPÜLASYONA
NİYET ETTİM ULVÎ MANİPÜLASYONA

NİYET ETTİM ULVÎ MANİPÜLASYONA

5
0

Maddî bir dünyada, bir maddeye bağlı olarak yaşayan insanın mânâyı kavramasının yolu maddeyle kurduğu ilişkiden geçiyor. Bu bağlamda dünyevîleşme; madde ile kurulan ilişkiyi mânâya götürememek demek. Maddeyle kurduğu ilişkide, maddenin insan üzerinde hâkimiyet kurması, insanı dünyevîleştiren, maddeleştiren olgudur. Bu ilişkinin mahiyetini, dinamiklerini ve üzerinde etkisi olan faktörleri anlamak, maddeyle daha sağlıklı bir bağ kurmayı sağlayabilir.

Maddeyle kurulan ilişki, insanın maddesi, yani bedeni üzerinden ilerliyor. Duyu organlarından toplanan veri, beyinde işleniyor ve madde üzerinden bir algı, algıdan da bir mânâ, düşünce, inanç ve davranış biçimi oluşturuluyor. Ancak madde, doğası itibariyle sınırlı, dolayısıyla maddeyle kurduğumuz ilişkinin de bir takım sınırları, zaafları var. Her ne kadar olay kendi bedenimizde, aklımızda, benliğimizde gerçekleşiyor olup, biz karar verdik de davrandık, düşündük de bir neticeye ulaştık sanıyorsak bile, başka faktörler var işin içinde. Geçen ay ön yargılar üzerine yazarken zikrettiğim “Ego [benlik] kendi evinin efendisi değildir” sözüyle Freud, bu ilişkide her zaman fark edemediğimiz bir noktaya parmak basıyor. Diyor ki, aslında meseleye bu kadar hâkim değilsin. İnsan dediğimiz, diplerden zirvelere her yerde bulunabilen bu canlı türü, üstelik oldukça kolay manipüle edilebilen bir akla sahip. İşin en can alıcı tarafı da, çoğu zaman bunun farkına bile varmayışı.

Markete girdiniz, alacağınız ürün için birçok seçenek mevcut, bir tanesini alıp çıktınız. Gerçekten o ürünü bilerek ve isteyerek, muhakemeniz ve iradenizle mi seçtiniz peki? Davranışçı ekonomist Dan Ariely’ye sorarsanız, size muhtemelen çok da bilinçli ve rasyonel bir seçim yapmadığınızı söyleyecektir. MIT’den 200 öğrenciyle yaptığı deneyde Ariely, “kimsenin seçmeyeceği seçenekleri” sunmanın insanların finansal tercihlerini nasıl etkilediğine bakar, ki bu deneyi Eylül sayımızda Büşra Bakırcı’nın kaleminden okumuştuk Çay Saati köşemizde. Kimsenin seçmeyeceği seçeneklere bir örnek olarak Ariely’nin TED konuşmasında verdiği şu örneği de verelim: “Roma’da bir hafta sonu tatili mi, Paris’te bir hafta sonu tatili mi, yoksa arabanızın çalınması mı?” Bu kadar net bir absürtlükte olmasa da, aynı fiyata daha az hizmet sunmak gibi “kimsenin seçmeyeceği seçenekler” birçok alanda önümüze sunuluyor. Hiç kimsenin seçmeyeceği seçenek aslında bir manipülasyon amaçlıdır, daha az çekici olan seçeneği daha cazip hâle getirmek için. 1 Tek başına anlamsız, hatta absürt olan bu seçenek, insanları belli bir şekilde davranmaya itebilecek kadar etkiye sahip. Bu zaafımız yalnızca finansla ilgili konularda değil elbette, neredeyse her alanda böyleyiz. Bu konuda çok daha bilinen bir başka örnekse optik yanılsamalar.

Bunun gibi birçok örnek bulmak mümkün. Ne yapacağız bu örnekleri, konuyla ne alâkası var, diye sorabilirsiniz…

 

 

Yazının devamına dergimizin Kasım sayısından ulaşabilirsiniz…

 

 

Melike Nursultan Üner
unermelikenursultan@gmail.com

 

 

Dipnot:
1) https://www.ted.com/talks/dan_ariely_asks_are_we_in_control_of_our_own_decisions

(5)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir