ANASAYFA KAPAK YAZILARI HELÂLİN ZİKRİ, FİKRİ, ŞÜKRÜ
HELÂLİN ZİKRİ, FİKRİ, ŞÜKRÜ

HELÂLİN ZİKRİ, FİKRİ, ŞÜKRÜ

28
0

İhtar: Bu yazı neyin helâl, neyin haram olduğuna ilişkin fıkhî hükümler içermez. Yazıda geçen ifadeler yalnızca yazarın fikir ve his dünyasından çıkan yansımalar, mezkûr kavram üzerine yoğunlaşmış birtakım tefekkürlerdir.Helâlin mânâsı budur gibi bir kesinlik iddiasında olmadığı gibi, tüm ifadeler yalnızca yazarı bağlar. Her bir ifadenin değerlendirilmesi okurun aklına, kalbine ve vicdanına bırakılmıştır. Okur, bu yazıyı okuyarak, yazıda geçen ifadeleri tahkik etmeden kabul etmeyeceğini taahhüt etmiş olur.

Yaratıcının varlığına bir din dâhilinde inanmak, ağır bir iştir. Din, beraberinde bir takım yükümlülükler de getirir. İnanandan talebi, tüm hayatını bu dinin usul ve esasları üzerine bina etmesi; hayatını, duygu ve düşüncelerini en ince detayına kadar bu esaslar üzerine kurmasıdır. Dolayısıyla bu durum sürekli bir öğrenme, çabalama ve yüksek bir bilinç hâlini gerektirir. İnanan, aşama aşama dinindeki hakikatleri hayatına oturturken, bir taraftan da her bir hakikatin de mertebeleri olduğunu ve bu mertebeleri de tek tek keşfedip anlama ve yaşamaya ihtiyaç duyduğunu fark eder. İman-ı tahkikî denilen meselenin tarifi kabaca budur.

Hakikatlerin mertebeleri, yaklaşıp detaylarına inildikçe fark edilir. Mesela odanızı temizlediğinizi düşünün. Şöyle bir süpürüp sildiğinizde size gayet temizlenmiş gelebilir, tâ ki anneniz veya titizliğiyle bilinen ev arkadaşınız odaya girene kadar. Onların detaylara odaklanan, “temizlik konusunda eğitimli” gözleri, sizin farkına bile varmadığınız detayları size gösterir, sizin “bitmiş temizlik” dediğiniz onlar için “odayı temizliğe hazırlamak” bile olabilir. Hakikatleri de bu şekilde algılamak yanlış olmaz diye düşünüyorum. Hayatın detaylarına inildikçe eğitimli kalpler ve akıllar için hakikatler de detaylanır, o boşlukları dolduracak kadar incelir. Kalbimi ve aklımı hakikatleri görebilmeleri için eğittikçe, bir meseleyi daha incelikli bir surette anladıkça o hakikatlerin hayatıma nüfuz ettikleri alanlar da genişliyor, hayatımdaki kapsama alanları artıyor.

Tefekkür ettikçe fark ettim ki, su gibi, hava gibi, hatta ışık gibi, girdikleri ortamın en ince boşluklarına kadar nüfuz eden hakikatleri detaylı bir şekilde kavramanın pek çok yolu var. Bunlardan biri, benim kendi tahkik yolculuğumda, kendime başlangıç noktası olarak seçtiğim yöntem, tanımları derinlemesine düşünerek mânâyı hayatımın tamamını kapsayacak biçimde anlamaya çalışmak. İşte konumuz olan helâl kavramını da bu şekilde ele alacağım. Evvelde ihtar ettiğim gibi, fıkhî olarak bir tanım yapma işine girişmeyeceğim. Sadece bu tanımları daha derin bir şekilde anlamaya çalışacağım.

 

Yazının devamına dergimizin Ocak sayısından ulaşabilirsiniz…

 

Melike Nursultan Üner
melikenursultan@gencyorum.com.tr

 

(28)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir