ANASAYFA KAPAK YAZILARI HELÂL YAŞAMA ALANLARI
HELÂL YAŞAMA ALANLARI

HELÂL YAŞAMA ALANLARI

38
0

İnsanlık bir arayış asrında. Fakat ne aradığını bilmeyen bir arayış bu, biraz da neyi aramak gerektiğinin bilinmediği. Arananın ne olduğu bilinmediğinden olsa gerek, çoğu zaman bulunup da ıskalanıyor gibi.

İnsan, içinde derin bir boşluk, üstünde büyük bir ağırlık hissediyor. İhtiyaç duyduğu şeyi bilememenin boşluğu ve bulamamanın ya da bulmaya çalışmamanın manevî ağırlığı günden güne gücünü, takatini tüketiyor. Bu manevî buhran, bir taun bir veba felâketi gibi yeryüzüne dağılıyor. Dini, dili, rengi ne olursa olsun, tüm insanlık bu rahatsızlığın içerisinde kıvranıyor. Manevî temelleri sarsmış olmanın getirdiği bu durum gittikçe daha da içinden çıkılmaz bir hâl almaya başlıyor. Bulunan hiçbir çare bu boşluğu doldurmuyor, bu ağır yükü hafifletmiyor. Bu arayış içerisinde hayatın sivri uçları arasında sürekli savrulup duruyor insan.

Kimileri gaflet ve sarhoşluk ile bu arayışı unutmaya çalışırken hedonizm bataklığına saplanıyor ve hayvanî lezzetleri peşinde koşarken daha ağır bir hastalık içine düşüyor. İçindeki boşluk dolmuyor, bilakis daha da derinleşiyor, bu da üzerindeki ağırlığı artırıp onu iyice insanî hissiyattan uzaklaştırmaya başlıyor. Kimileri de bu arayışta bir neticeye varamayınca ve gaflet ve sarhoşluk ile de kendini uyutamayınca düştüğü buhran neticesinde hayatına son vermeyi arzu ediyor. Bu hastalık yoğun olarak genç nüfusta görünmekle beraber, maneviyattan uzaklık nispetinde şiddetleniyor.

Maneviyata yakın olanlarımız bu hissiyattan ve hastalıklı hâlden mahfuz kalıyor ya da daha az etkileniyor. İnançsızlığı inanç olarak belirlemiş kesimde bu hastalık ve arayış hiç bitmiyor ve sürekli ruhlarına ızdırap veriyor, öte yandan İlahî bir dine inananlarımızda bu hastalık daha hafif kalıyor, çünkü hiç olmazsa dua ve ibadet ile bu arayışı ve ağırlığı hafifletebiliyoruz. Bu arayış ve hastalığın en az olduğu kesim ise şüphesiz muttakî Müslüman gençliği. Muttakî diye vurguluyoruz, çünkü İslâmiyet inancına sahip olup da ibadet etmeyen ve muktezası ile amel etmeyen gençlerimiz de bu manevî buhranı ziyadesi ile hissediyor ve onlar da dünyevî lezzetlerde çareyi arıyor, bir kısmı da günahlara müptela olup bir noktadan sonra inancını kaybedebiliyor.

Peki, nedir bu arayışımız ve nedir muttakî Müslüman gençliğini bu hastalık ve arayışın yükünden muhafaza eden sır?

 

 

Yazının devamına dergimizin Ocak sayısından ulaşabilirsiniz…

 

 

Bilal Said Parlakoğlu
saidparlakoglu@gmail.com

(38)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir