ANASAYFA FARKLI YORUM DİN HAYATTAN KOPARIR MI?
DİN HAYATTAN KOPARIR MI?
0

DİN HAYATTAN KOPARIR MI?

51
0

“Gençliğini eğlenmekle tüketen,
ihtiyarlığını ağlamakla geçirir.”
(Ali Fuat Başgil)

Hayatının baharını yaşayan gençlerden bazıları, şöyle bir ikileme düşüyorlar: “Acaba dinin şemsiyesi altına girersek, hayatın zevk ve lezzetlerinden uzak kalır mıyız?” Gençler için çok önemli bir soru bu. Çünkü sonuçta bir tane ömürleri var ve onu da doğru hesaba yatırmak istiyorlar. Kendi keyiflerine göre bir hayat sürmekten neyin uğruna vazgeçecekleri, burada esas kriteri oluşturuyor.

Bu bağlamda, gençlerin aklını çelen bazı “din algıları”ndan söz edebiliriz. Meselâ, toplumda oldukça önemli bir kesim, din denince “münzevî” bir hayat tarzını anlıyor. Batı’da “ruhbanlık” olarak bilinen bu hayat tarzı, insanın belli bir aşamaya ulaşması için çile çekmesinin şart olduğu ve bunu ömrünün sonuna kadar devam ettirmesi gerektiği inancına dayanıyor. Bu inanca göre, ruhu yüceltmek için bedeni küçümsemek ve âdeta yok sayarcasına ona eziyet etmek şart.

Bilindiği gibi Doğu’da Budizm, Batı’da ise Hıristiyanlık bu anlayışın ana temsilcileridir. Her ikisine göre de, iyi bir dindar olmak için bedeni yok sayarcasına aşağılamak gerekiyor. Öyle ki bazı Budist metinlerde, iyi bir dindarın oturduğu yerde etrafını sarmaşıklar saracak kadar bedenini unutması gerektiği ifade edilirken; Hıristiyanların geçmiş tarihlerinin büyük bir bölümü, din adamlarının toplumdan uzak yaşadığı manastırlara dayanıyor. Sümela Manastırı gibi, toplumdan uzak dağların yüksekçe yerlerine yapılan bu mekânlarda, evlenip çoluk çocuğa karışmak yasak olurken, az yemek, az uyumak, sürekli dua etmek ve lidere (papaza) kayıtsız şartsız itaat etmek de zorunluydu.

Şimdi beraberce düşünelim. Eğer dindar olmak böyle bir şeyse, yani böyle bir hayat yaşamak anlamına gelecekse, bugünün gençleri elbette bir duraksama yaşayacaklardır. Ve bu, son derece doğaldır. Aslında burada cevaplanması gereken soru şudur: Acaba dindar olmak gerçekten böyle bir şey midir? Yani, inziva hayatı dinin ayrılmaz bir parçası veya ana omurgası mıdır?

64

İslâm tarihine baktığımızda, inziva hayatının dinin ana omurgası olarak kodlandığını görmüyoruz. Hatta, İslâm’ın ana kaynaklarına baktığımızda bunun tam aksine bir durum söz konusudur. Hz. Peygamber (asm) ile üç sahabi arasında geçen şu olay, bu meselede yoruma açık bir nokta bırakmıyor:

 

Yazının devamına dergimizin Mayıs sayısından ulaşabilirsiniz…

 

Ömer Baldık
obaldik@gmail.com

(51)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

güngören escort rus pornosu harika porno izle tipobet tipobet365