KEYFİNCE LÜGÂT

Kapı

“Kapı” gibi kelime değil mi? Kapı… Bir kapı bulsak… Kapılanmak… Bir kapıya sığınmak… Kapı üzerine neler var neler… Şiirler, deyimler yazılar… Elbette ki var; ne demek istiyorum? Bir kapı açılacak bize. Peki kapılar hep açılır […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Taşra

Aşina bir kelime değil mi? Taşra… Bilmeyenimiz yok. Dışarı demek… Taş, dış… Acaba taş kelimesi de oradan mı geliyor! Dışarıdaki… İç kısmına ne diyeceğiz? Yani içeriyle dışarıyı ayıran anlamında mı! Düşünülebilir. Yakın duruyor çünkü. Bir […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Edebiyat

Mecburi eğitim beş yıldı, derken sekiz oldu, derken on iki… Herhâlde böyle böyle yirmi ikiye, otuz ikiye gidecek; Sonunda da yüz yirmi iki yıl olacak tahmin ediyorum! Ve sonuç? Sonuç, tabiî daha iyi olacak. Yıllar arttıkça kültürümüz artıyor, kelimelerimiz […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Sesler ve sessizlikler

Yaşamak… Bir sese kulak vermek… Bir sazın, bir gitarın tellerine, yaprakların sesine, sessizliğin sesine… İnsan hep bir arkadaş arar. Kendisiyle arkadaş olduğu kadar da başkasıyla arkadaş olur, diyebilirim. Bu yüzden insan bir ses arar. Mehmet […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Ölüm

Rüştü Onur diye genç bir şair… Yirmi iki yaşında ölmüş. Ölüme gidişini şöyle anlatıyor: “Önce öksürüverdim, öksürüverdim hafiften. Derken ağzımdan kan geldi. Bir ikindi üstü; durup dururken… Meseleyi o saat anladım. Anladım, ama iş işten […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Korku ve ümit

Korkuyu ve ümidi, bir teraziye benzetelim mi? O, eski terazilere. Kefeleri var ya, kefe denir onlara biliyorsunuz. Evet, kefe… Şimdi artık farklı teraziler var. Elektronik deniyor, dijital deniyor, bir şeyler deniyor. Yani kelimeler de artık bize […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Su

Su. Su. Su… İnsanın susayınca “su” diyerek susuzluğunu giderebilmesi mümkün mü! Bilemiyorum da, “su” deyince insan serinliyor. İçmek… “Su gibi içti” deriz. Hayatı su gibi içmek, dersleri su gibi içmek, kitabı su gibi içmek, gökyüzünü […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Beklemek

“Bir yolcu bekliyorum Nasıl da hasretliyim Adı neydi unuttum Yıllardır kederliyim.”  Ömür boyu bekleriz. Beklemek… “Bek” kelimesinden geliyor, sağ bek, sol bek deriz ya… Bir yolcu bekleriz, kapımızın zili çalsın isteriz… Hele gurbette isek, hele […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Birkaç Mısra

Sabah… ah şükrederek çıkmak geceden… Ayak bastığım kıyı, yeniden doğuş… Sabah, beliren evim, bahçeler ve sen… Henüz uyuyan dallar, havalanan kuş… Bu sabah bilmiyorum bu kırlar nere? Çamlardan çimenlere dökülen sükûn… Geçen ömrümü bana söyleyen […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Ömrümüz

“Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi […]