ANASAYFA KAPAK YAZILARI BAŞLAMANIN ANATOMİSİ
BAŞLAMANIN ANATOMİSİ
0

BAŞLAMANIN ANATOMİSİ

26
0

İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve insanın en lezzetli ve en hayırlı lokması, el emeği göz nuru yapıp ettiklerinin neticesinde kazandıklarıdır. Rabb-i Rahim, insan özelinde bütün mahlûkatının mükâfatını hizmetlerinin içine bir nevi yerleştirmiştir. Evet, fıtraten çalışmaya meyilli olan insanın rahatı tembellikte değil, bilakis tüm mevcudiyeti ile çalışmasındadır.

Mahlûkattan misal olarak; arı bal yaparken lezzet aldığı gibi, inek süt verirken de aynı hislere kapılıyor. Horoz, himayesinde bulunan tavuklarına nezaret ederken, başını göğe kaldırarak; adeta aldığı lezzeti âleme ilan ediyor. Aynen öyle de; mahlûkatın tasarrufatına sahip, dünya denilen memleketin tarlalarında ekip biçmekte serbest olan, vazife itibari ile bütün hayvanatı temsil eden insan da yapıp ettiklerinden zahiren ne kadar sıkıntı ve meşakkat çekse de, belki neticesi itibari ile -çoğu zaman bir anda geçen zamanın işareti ile- hususan iş vaktinde lezzet denilen ücretini alıyor.

Fiil, eylem, hareket, cehd ve gayretten hoşlanan dünya halifesinin, bu süreçlere ulaşmadan evvel önemli bir eşiği atlaması gerekiyor. Eylem itibari ile bir an-ı seyyaleyi ancak doldurabilecek bir zaman istese de, bahsi geçen hoşnutluğu nihayete erdirmek, kazanmak, yapmak, bitirmek veyahut kaybetmek, bitirememek, sonlandıramamak, tabiri caiz ise bu eyleme bağlı.

Birçoğunun ertelediği, akla gelince afakanlar bastığı, aslında düşünüldüğünde, üstüne gidildiğinde pek de korkulacak bir şeyin olmadığı “başlamak” eyleminden bahsediyoruz. Evet, başlamak bilhassa başlayabilmek… “Başlamak bitirmenin yarısıdır; hatta bazıları abartarak “Başlamak bitirmektir” derler. Sahiden öyle midir? Herhangi bir işe, vazifeye, eyleme başlamak o işi bitirmek kadar değerli midir? Peki, nasıl başlanılır? Daha önce zor ve zorlama ile olsa da başladık mı hiç? Her şey tamamsa niçin başlamaz insan? Başlamak için bir şeyler mi beklenir? Hangi işler başlamak için değerlidir? Diye sorular çoğaltılabilir ve elbette bahsi geçen sorulara bir hayli kafa da yorulabilir.

Başlamanın zaman kavramı ile doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. Zamana verilen kıymet ölçüsünde başlamaların sayısı ve kalitesi artış gösterir. Zübeyir Gündüzalp’in “Her şeyini bugün bil” sözü iddiamızı destekler niteliktedir. Nitekim her şeyini bugün bilen bir insan, halledeceği önemli işlerine başlamak noktasında tembellik değil; cehd ve gayret gösterir. Zamana verilen kıymet, ölümü düşünmek ve her an ölümü beklemek ve ona göre yaşamak ve yapılan eylemlerini ona göre seçmek, nihayetinde başlamanın ehemmiyetine ulaştıran bir yol olsa gerek! Bugün, sevdiklerine hem de çok sevdiklerine kavuşmak için bir yolculuğa çıkacak olan insanın sevinci ve yolculuğun başlamasına olan sabırsızlığı ne ise, aslında bugünü son günü olarak nazara alan insanın da zamana verdiği kıymet kadar, başlamak beklentisi de odur.

 

 

Yazının devamına dergimizin Eylül sayısından ulaşabilirsiniz…

 

 

Ersin Acar
m.r.ersinacar@gmail.com

(26)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

güngören escort rus pornosu harika porno izle tipobet tipobet365