ANASAYFA HABER YORUM AĞUSTOS – HABER YORUM
AĞUSTOS – HABER YORUM
0

AĞUSTOS – HABER YORUM

15
0

Türkçe için E-Klavye
Boğaziçi Üniversitesi’nde bilimsel yöntemlerle F-Klavye’den daha hızlı bir klavye geliştirildi. Geliştirilen klavyenin mucidi Prof. Dr. Mahmut Ekşioğlu, E-Klavye’nin “ileri teknoloji ve yöntemlerle geliştirilmiş, deneye ve matematiğe dayalı, dünyanın en bilimsel klavyesi’’ olduğunu belirtti.

E-Klavye, Q-Klavye’den yüzde 25 daha hızlı, F-Klavye’den ise yüzde 2 daha hızlı. Prof. Ekşioğlu, 30 ila 45 dakikalık uzun süren klavye kullanımında F-Klavye’de aşırı yüklenilen işaret parmaklarının yorulması üzerine yazım hızında düşüş olacağını söylüyor.

 

Twitter polisten daha hızlı
Cardiff Üniversitesi araştırmacıları kapsamlı bir analiz yaparak büyük çaplı olaylarda Twitter’ın ihbar hattı gibi kullanılabileceğini ortaya çıkardı. Londra isyanıyla ilgili 1.6 milyon tweeti analiz eden araştırmacılar, Enfield bölgesinde geniş bir isyana dönüşecek olayın, polisin harekete geçmesinden 1 saat 23 dakika önce ortaya çıktığını söylediler.

Araştırma, sosyal medyanın ihbar hattı havuzu gibi kullanılabileceğini gösterirken bu havuzun sadece geniş çaplı olaylarda işe yarayabileceği söylendi. Küçük olaylar konusunda ise geleneksel polisliğe rakip olamayacağı gözüküyor.

 

Sosyal statü ses tonunu değiştiriyor
StarlIng Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre insanlar konuştukları kişinin statüsüne göre ses tonlarını değiştirmeye eğilim gösteriyor. Starling Üniversitesi’nde görevli Dr. Viktoria Mileva bu değişimlerin bilinçsiz de olabileceğini söyledi. Hem kadınların, hem de erkeklerin baskın ve prestijli olduğunu düşündükleri kişilere cevaben farklı eğilimler içine girdiği keşfedildi.

Araştırmacılar aynı zamanda baskın karakterlerin yüksek statüdeki biriyle sohbet ettiğinde, daha düşük bir ses tonuyla konuştuklarını gözlemledi. Kendilerini çok prestijli olarak değerlendiren bireylerin ise, karşılarında kim olursa olsun tonlarını değiştirmediği görüldü.

 

Çok okuyup çok gezenler için
Paris’teki Charles de Gaulle Havaalanı’nda bulunan bir makine, gezginlerin okuma ihtiyacını karşılıyor. Rötar yapan uçağın çaresizce beklettiği insanlar için de tasarlanan makine, okuma süresine göre fiş kâğıdı üzerine öyküyü yazdırarak veriyor.

Bir, üç ve beş dakikalık seçenek bulunduran makine, içerisinde 6 bin 800’den fazla yazarın öyküsünü barındırıyor. Kısa öykü makinesi aynı zamanda üniversite kampüslerine ve alışveriş merkezlerine de yayılmaya başladı.

 

Avrupa’nın görkemli kütüphaneleri
Avrupa’nın görkemli kütüphaneleri tüm sessizliği ve güzelliği ile Fotoğrafçı Thibaud Poirier tarafından yayınlandı. Geçen sene dünyanın en sıra dışı kütüphanelerini fotoğraflamak için yola çıkan Thibaud, 25 tane kütüphanenin benzersiz mimarîsini fotoğrafladı.

Her detayın çok önemli olduğunu söyleyen Thibaud, “Ortamı okumaya en uygun hale getirmek ve antik metinleri korumak için kurulan doğal ve yapay ışık dengesinden; insanları topluluk halinde ya da yalnız çalışmaya teşvik edecek masaların seçimine…” diyerek bu detaylar için mimarların parmak izlerini eserlere bıraktığını söyledi.

Diğer kütüphaneleri görmek için: http://bit.ly/2uEZaiO

 

 

Bitcoin hızla yayılıyor
New York’ta yer alan Montessori anaokulları, ailelerin kredi kartıyla ödeme yapmasına izin vermese de bundan sonra sanal para birimi Bitcoin ile ödeme yapabileceklerini açıkladı. Ailelerden gelen talepler üzerine okul, Bitcoin ile ödeme yapma seçeneğini de sundu.

Okulların kurucusu ve yöneticisi Marco Ciocca, 300 öğrencisi olan okulda şimdiye kadar 10 ebeveynin Bitcoin ile ödeme yaptığını açıkladı. Londra ve Yunanistan’da da çok sayıda üniversite Bitcoin ile ödeme yapılmasını kabul ediyor. İlk defa 2010 yılında gerçek bir ödeme aracı olarak kullanılmaya başlayan Bitcoin’in değeri 1 yılda ikiye katlanarak 2 bin 500 dolara yükseldi. Okulun dijital para birimiyle ödeme kabul etmesi okulun ileri görüşlü olmasına bağlandı.

 

Mars’ta yaşam ihtimali düşünülenden az
EdInburgh Üniversitesi’ndeki araştırmacılar Mars’ın yüzeyinde yaşayan organizmaları yok edebilecek kimyasalların varlığını keşfetti. Ozon tabakasının da bulunmaması, yüksek düzeyde ultraviyole ışınlara maruz kalınmasına neden oluyor. Yüksek miktardaki ultraviyole ışınları, toprakta bulunan kimyasal maddeleri harekete geçirerek etkili bakterilerin çıkmasına sebep oluyor.

Bu durum aynı zamanda arazinin üst tarafının verimsizleşmesinde de etkili. Ultraviyole ışınlar bu maddelerin var olduğu yüzeydeki bakterilere çarptığında, deney için kullanılan böcekler 11 kat daha hızlı yok oldu. Bilim dergisi Scientific Reports da Mars’ta yaşama ihtimalinin düşünüldüğünden daha az olduğuna dikkat çekti.

 

64 gramlık uydu uzaya gönderildi
Hint öğrenci Rifath Sharook’un tasarladığı 64 gramlık minik uydu NASA’nın Wallops Uzay Merkezi’nden uzaya gönderildi. 18 yaşındaki öğrencinin üç boyutlu yazıcı kullanarak karbonfiber malzemeden yaptığı uydu NASA’nın “Cubes in Spaces” yarışmasını kazanmıştı.

Sharook fırlatılıştan önce yaptığı açıklamada “Tamamen sıfırdan tasarladık. Üzerinde yeni bir bilgisayar, hızı, dönüşü ve dünyanın magnetosferini ölçecek sekiz alıcısı da olacak. Asıl zorluk, uzaya gidecek 64 gram ağırlığında bir cihaz tasarlamaktı” demişti. 3,8 santimetreküp bir küpün içine konulup fırlatılan uydu, denize düşmeden önce 12 dakika veri kaydedecek. Tamil Nadu bölgesindeki küçük bir köyden gelen Rifath Shaarook, 3 yıl önce de helyumlu bir hava durumu balonu tasarımıyla yine bir yarışmayı kazanmıştı.

 

Sanal gerçeklik gözlüğü acıları azaltacak
Plymouth Üniversitesi’nin araştırmacıları dişçi sandalyelerinde sanal gerçeklik gözlükleri kullanılmasının diş ameliyatı olan hastaların stres ve acılarını azalttığını söyledi. Environment and Behaviour Jornal’da yayınlanan araştırmaya göre bu yöntem bazı kişilerin dişçi korkusunun üstesinden gelmek için bile kullanılabilir.

Araştırma ekibinden Sabine Pahl, “Doğal mekânlara giden insanların stres seviyesinin düştüğünü biliyoruz. Biz de doğayı en stresli ortamlardan birine getirmenin bir faydası olabilir mi, diye düşünerek bu araştırmayı yaptık” dedi. Deneylerde kent ortamı gösterilen kişilerin diğerleri kadar rahatlamadığı da fark edildi. Doğanın gösterildiği hastaların ise acı seviyesi daha düşük çıktı.

 

Pasaport kuyruklarını son verecek teknoloji
Dubai Uluslararası Havalimanı içindeki pasaport kuyruklarını sonlandırmak için İngiliz şirket ObjectTech görevlendirildi. Times gazetesinin haberine göre 2020’de uygulamaya girmesi hedeflenen sistemde yolcular bir tünelde yürürken yüzleri lazerlerle taranacak. Sistemin onay verdiği kişiler pasaport kuyruğuna girmeden doğrudan valizlerini almaya gidebilecek.

“Biyometrik Gümrük” olarak isimlendirilen teknolojinin diğer havaalanlarına da hızla yayılması bekleniyor. Her gün 100 binden fazla kişinin kullandığı Londra’daki Heathrow Havalimanı’ndaki uzun pasaport sıralarının da bu şekilde azaltılması hedefleniyor.

 

 

Mustafa Sait Önal
mustafasaitonal@outlook.com

(15)

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir