Neden neşriyat?

Bediüzzaman ve neşir vazifesi

“Bu zamanda Nurlarla hizmet-i imaniye, her tarafta ilânatla ve muhtaç olanların nazar-ı dikkatlerini celb etmekle olur.”(1)

Bediüzzaman, gençlik yıllarında gazetelerde Müslümanları alâkadar eden haberleri dikkatle takip ediyordu. İngiliz Sömürgeler Bakanı’nın parlamento kürsüsünde Kur’ân’ı eline alarak, “Bu kitap Müslümanların elinde kaldıkça onlara hakim olamayız. Ya Kur’ân’ı onların elinden almalıyız ya da Müslümanları bu kitaptan soğutmalıyız” dediğini bildiren haberi de gazetede okumuştu.

O haberi okuduktan sonra oturduğu yerden hiddetle ayağa kalkmış ve “Kur’ân’ın sönmez ve söndürülmez manevî bir güneş hükmünde olduğunu ben dünyaya ispat edeceğim ve göstereceğim”(2) demişti.

Bu olaydan yaklaşık on yıl sonra İstanbul’a geldi. Zamanın önde gelen gazetelerinde meşrûtiyet, hürriyet, eğitim, din, dil gibi çeşitli konularda düşüncelerini dile getirdi.

Bediüzzaman o dönemde bizzat gazete çıkarmak için çalışmalarda da bulunmuştur.(3) Ama şartlar oluşmadığı için bu teşebbüsü gerçekleşmemiştir.

İlerleyen yıllarda neşir faaliyetlerine, kitap yazma ve yayınlamayı da ekleyerek devam etti.

Divan-ı Harb-i Örfî mahkemesinde yargılanırken yaptığı savunmaları kitaplaştırdı ve yayınladı; Meşrûtiyet’in ilanı zamanında halka meşrutiyet ve hürriyetin asıl tanımlarını yaparak onları bilinçlendirdi ve Münazarat adında bir eserle kitaplaştırdı. Hutbe-i Şamiye, Muhakemat ve daha sonra Şark Cephesi’nde savaşırken İşaratü’l İ’caz tefsirini kaleme almıştır ki, muharebenin bile onun neşir faaliyetlerine engel olamadığını gördüğümüz bir eserdir.

O dönemde ayrıca Sünuhat, Tulûat, İşarat gibi eserlerini de yayınlatmış, Darü’l Hikmeti’l İslamiye üyesi olduğunda istemediği hâlde verilen maaşla bu kitapların masraflarını karşılamış ve “Bana verilen bu maaş milletin hakkıdır, böylece millete iade ediyorum” diyerek halka bu eserlerini ücretsiz olarak dağıtmıştır.

Daha sonra İstanbul İngiliz işgaline uğradığında, İngilizlerin propagandalarını çürütüp halkı bilinçlendirmek için Hutuvat-ı Sitte isimli bir broşür hazırlayıp yayınlamış ve dağıtmıştır.

Sonra ısrarlı davetlerle Ankara’ya gitmiş ve orada milletvekillerine hitaben kaleme aldığı on maddelik beyannameyi bastırıp neşretmiştir.

1950 senesinde tek parti diktasından demokrasiye geçtikten sonra hem Risale-i Nur’un latin harfleriyle matbaada basımı gerçekleşti hem de alternatif gazeteler ortaya çıktı ve Bediüzzaman Risale-i Nur hizmetini ilgilendirdiği ölçüde gazeteleri takibe başladı. Bilhassa talebesi Zübeyir Gündüzalp’e takip ettirdi ve bazı bölümleri Risale-i Nur’a dahil etti.

Bunlara örnek olarak; Menderes’in laiklik anlayışı ve din eğitimi hakkındaki görüşlerini açıkladığı Konya nutkunun yayınlandığı Zafer gazetesinde çıkan bölüme Emirdağ Lahikası’nda yer verdi. Yine Büyük Doğu’da Lozan’ın iç yüzünün anlatıldığı makaleye de aynı eserde yer verdi. Bunun gibi birçok örnek için Emirdağ Lahikası’na müracaat edilebilir.

Kur’ân hesabına bir vazifedar: Yeni Asya

Yazının devamına dergimizin Şubat sayısından ulaşabilirsiniz…
Dipnotlar:
1) Lem’alar, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2017, s. 400
2) B. S. Nursî Tarihçe-i Hayatı, Yeni Asya Neşriyat, 2018, s. 60
3) Bediüzzaman ve Neşriyat, Yeni Asya Neşriyat, 2015, s. 13

BENZER KONUDA MAKALELER:

Mıknatıslar ve demirler Gazete ya da dergi yayıncılığına kim neden girişir? Soru böyle olunca cevap basitleşiyor: “Kimse sadece para kazanmak için yayıncılık yapmaz. İşin içinde daima iyi veya kötü idealler de vardır.” Yeni Asya için bu idealler şunlardır: -Nur Hizme...
Bu ses susmamalı 50 yıl önce genç bir kadro büyük bir ideal ile yola çıktı. Arkasında büyük bir cemaatin manevî desteğini ve asırlar ötesinden hitap eden üstadlarının dualarını taşıyan bu insanlar, “Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şuradır” parolası ile bir gaze...
Dil okulu olarak “kâinat” “Neden yazıyorum?” diye düşünüyorum. Hatta “Hep yazacak mıyım?” diye de soruyorum kendime zaman zaman. “Ne zamandır yazıyorum?” diye sormuyorum pek, çünkü bu isteğin kendimi bildim bileli benimle olduğunu biliyorum. Benim ve pek çoklarının yaptığı bu...
2019 Şubat sayımız çıktı! 50 yaşında bir genç Genç Yorum dergisi 174. sayısıyla çıktı. Gündemi ebedî gençlik olanların dergisi Genç Yorum, “50 yaşında bir genç” başlıklı Şubat sayısı ile okurlarıyla buluşuyor. Genç Yorum dergisi, bağlı olduğu medya grubun, yarım asra imz...
Hayata pozitif bakabilmek için Biz, Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nde sağlık bölümlerinde okuyan öğrenciler olarak Sağlıkta Pozitif Düşünce Kulübümüzü dört sene önce kurduk. Kulübümüz; kendi hastanemiz bünyesinde bulunan hasta, hasta yakını ve sağlık personelimize hayata pozitif ba...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*