Hiçbir şey kaybolmayacak

İnsan, şu devamsız dünyada gördüğü, dokunduğu, tattığı, duyduğu, yaşadığı, sevdiği, hissettiği, alıştığı hiçbir güzelliğin, hiçbir mânânın kaybolmasını istemiyor. Hepsi daimî olarak saklansın istiyor, her şeyi korumaya, saklamaya gücü yeten bir (ve tek olan) Hafîz’in yanında…

İnsan, şu ölümlü dünyada gördüğü, dokunduğu, tattığı, duyduğu, yaşadığı, sevmediği, alışamadığı bütün olumsuzlukları hem unutmak istiyor hem de yaşadıkları unutulmaksızın korunsun ve güzelce karşılıkları verilsin… Hafîz olan tarafından.

İnsan, şu küçük dünyada yaptığı tüm küçük-büyük işler kaydedilsin istiyor; insanların, bilgisayarların, kütüphanelerin hâfızalarına.

İnsan, şu fânî dünyada yaptığı tüm güzel ameller kayıt altına alınsın istiyor; ahirette güzel ve bâkî meyvelerini yemek için.

İnsan, şu güzel dünyada yaşadığı güzel sahneler kaybolmasın istiyor; Cennet’te bir film gibi izlemek için.

İnsan, şu imtihanlı dünyada yaptığı tüm hatalardan, işlediği tüm günahlardan hesaba çekilecek; hiçbir şeyin kaybolmadığı, her şeyin yanında kaydedildiği Ezelî ve Ebedî bir (ve tek olan) Hafîz tarafından.

Bu dergi, hâfızanın muhteşem sırlarını-sınırlarını, hâfızanın psikolojik boyutunu, duygu hâfızasını, toplumsal hâfızayı, kâinatın hâfızasını, unutmayı ve hatırlamayı kaydetti satırlara, sayfalara, belleklere.

Bu dergi, saklanmak, sonra tekrar tekrar açılıp okunmak, “hâfıza”lara kazınmak istiyor, kuvve-i hâfıza sahiplerince.

Bu derginin, yazıları yazarların tefekkürlerinden süzüldü ve mürekkeplerce işlendi.

Bu derginin, kapağı resmedildi, Asa-yı Musa 7. Mesele’yi okuyan bir sanatçının hayâlinden.

Bu dergi, bu yeni seneye güzel bir başlangıçla kaydedildi.

BENZER KONUDA MAKALELER:

İnsanı okumak Değerli Okurlarımız; Genç Yorum olarak her ay gündemimize aldığımız konularla “insan”a dair, onu tanıma ve anlama odaklı çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. İnsanın sahip olduğu maddî ve manevî cihazların doğru işlettirilmesi ve insanlığa lâyık bi...
Dindar bir Cumhuriyetçi Değerli Genç Yorum Okurları; 29 Ekim 1923, cumhurî yönetim biçimine geçtiğimiz tarih olarak milletimiz için bir dönüm noktası hükmündedir. Dolayısıyla Ekim ayı, kendisini “Dindar bir Cumhuriyetçi” olarak tanımlayan Bediüzzaman’ın telif ettiği Risa...
Senin üzerine “hak”tır ki… Değerli okur; Dergi yayıncılığında bu ay 15. yılımıza girmiş bulunuyoruz. Adımız gibi yaşımız da oldukça genç, lâkin dergi yayıncılığında 14 yılı geride bırakmak demek, az şey değil. 14 yıl, 168 sayı geride bıraktık; emekler, tecrübeler, zahmetler, ...
İnsanın hikâyesi İnsanın ve insanlığın Hz. Âdem’le (as) başlayan hikâyesinde, terakki ve tekâmül mertebesi Hz. Muhammed’de (asm) doruğa ulaşır. İnsan, nefsiyle girdiği mücadelesinde inişler-çıkışlar, gel-gitler yaşar, insan-ı kâmile ulaşmanın sacayağı diyebileceğimiz...
Sultan-ı Kâinat BİRdir! “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (kendini alçak tutup) minnet çekme. Onlara temelluk edip (dalkavukluk edip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdi...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*