Bukalemun renk değiştirmiyor!

Ne Amerikan Tavukları kadar gereksiz bilgiler, ne de hayatınızı kurtaracak kadar gerekli bilgiler…

“Hak bir gönül verdi bana/ Ha demeden hayrân olur/ Bir dem gelir şâdân olur/ Bir dem gelir giryân olur”

Allah, Yunus Emre’ye öyle bir gönül vermiş ki, ha demeden hayrân olmakta, kendinden geçip aşka, hayrete düşmektedir. Güzellikler onu sarsmakta, kâinatın her şeyinden ayrı ayrı duygulanmaktadır. Bu duygular onu kâh sevinçli (şâdi), kâh ağlamaklı (giryan) kılmakta, fakat asla ilgisiz bırakmamaktadır.

Uzattık sevgili okur, affedin, bir hayrân olma sevdasına düştük de Yunus Emre’ye yolumuz uğradı. Yunus gibi gönlünüz olsun inşallah…

Âlemin en politik hayvanı: Bukalemun!

Bukalemun renk değiştirme özelliğiyle doğadaki en dikkat çeken hayvanlardan biri. Renk değiştirmek onlara has bir özellik. Âlemin en politik hayvanıdır da diyebiliriz. Önceleri, derilerinin altındaki farklı renk pigmentlerinden kaynaklı renk değiştirdiği düşünülürken yeni yapılan araştırmayla aslında bukalemunların renk değiştirmediği ortaya çıktı. Hatta bukalemunların derilerinde normal renkleri olan yeşili içeren pigmentlerin bile olmadığı bulundu. Araştırma sonuçlarına göre, yeşil rengin temelinde iki ana faktör bulunmakta. İlki renk pigmentleri, ikincisi deri altındaki renk kristallerinin arasındaki mesafe. Bukalemunların bir pigment hücresinin içinde 130 nanometre boyutundaki bu küçük kristaller arasındaki boşluklar arttıkça, dışarıdan gelen ışınları yansıtması da farklılaşıyor. Yani aslında bukalemunun rengi aynı kalıyor, fakat bize yansıyan renkler değişiyor. Farklı kristaller arası mesafelerde farklı renkler ortaya çıkıyor.

Bu özelliği doğal yaşamda çok kullanışlı, sadece kamuflaj anlamında da değil. Bukalemunlar bunu daha çok diğer bukalemunlarla iletişim kurmak için yapıyor. Mesela dişisinin ilgisini çekmek isteyen bukalemun, çizgilerini kırmızı-sarı-turuncuya çeviriyor. Veya yer savaşı veren 2 bukalemun, birbirini korkutmak için sürekli renk değiştiriyor. Yani bukalemunlar sadece gizlenmek için değil, fark edilmek için de renk değiştiriyor.

Baba yurdu: Serendib Adası

Peygamberimizden (asm) sudur eden mu’cizeler için Sa’d-ı Taftazanî gibi zâtlar; “Görmediğimiz Serendib Adası’nın vücudu gibi tevatürle vücudu kat’îdir” demişler. (19. Mektub) Peki, bu Serendib Adası nerede ve nasıl bir ada ki, âlimlerin bir kıyas sebebi olmuş?

Hindistan’ın güney ucunda, Hint Okyanusu’nda, Maldivler’e komşu bir ada ülkesi olan Serendib Adası’nın asıl ismi; Sri Lanka. Bir su damlasını andıran şekliyle tarih boyunca farklı isimlerle tanınmış olan ülkeye, sömürgeci toplumlar hâkimiyetleri süresince Seylan demişler. Onlarla ticaret yapan Araplar ise hoş sürpriz anlamına gelen ‘Serendib’i tercih etmiş. 1815’te İngiliz hâkimiyetine giren ada, ancak 1972 yılında bağımsızlığını alabilmiş. Bağımsızlığın ardından ismine karar verilecek olan ülkeye “kutsal toprak” anlamına gelen Sri Lanka demişler. 20 milyon nüfusa sahip Sri Lanka, farklı din ve etnik grupları bünyesinde barındırıyor.

İslâm inancına göre Allah’ın yasakladığı meyveden yiyen Hz. Âdem Cennet’ten çıkarılınca Sri Lanka’ya indirilmiştir. İlk Peygamberin indiği yerin Hicaz olduğuna dair ihtilaf olsa da Sri Lankalılar Hz. Âdem’in kendi topraklarına indiğine inanıyor. Nedeni ise onlara göre gayet açık: “Allah, Hz. Âdem’in cennet hasretine dayanamayacağını bildiği için kendisini Cennet’in bir parçası gibi olan Sri Lanka’ya indirdi.”

Bu konuda İbn-i Esir, İslâm Tarihi adlı eserinin Hz. Âdem’in (as) hayatının anlatıldığı 1. Cilt’inde, İbni Abbas’tan rivayetle şöyle demektedir:
“Yüce Allah Hz. Âdem’i Hindistan’ın Serendib Adası’nda Nud adı verilen bir dağın tepesine, eşi Havva’yı da Cidde adı verilen bir kasabanın çevresine indirmiştir. Hz. Âdem Havva’yı arayıp bulmak için adımını attığı ve bastığı her yer bir köy ve kasaba hâline gelmiştir. Adımlarının arası o kadar genişti ki, her iki ayağının arası da bir ovaya dönüşüyordu.”

Sa’d-ı Taftazanî gibi zâtlar da Serendib Ada’sını bu gibi rivayetlerden biliyor olsa gerek.

BENZER KONUDA MAKALELER:

Güzel hayret edebilmek Ne Amerikan Tavukları kadar gereksiz bilgiler, ne de hayatınızı kurtaracak kadar gerekli bilgiler… Güzellik nedir? Güzelliği tanımlamak zor evet, zira her ruhun onu idrak etme biçimi farklı. Ancak güzelliğin yaşantısını tanımlamak zor değil. Güzel...
Ve esmalar bilinmek istiyordu Ne Amerikan Tavukları kadar gereksiz bilgiler, ne de hayatınızı kurtaracak kadar gerekli bilgiler… 😉 “Böyleydi işte... Bazı düşüşler tırmanılmak istiyordu. Bazı yaralar beslenmek. Bazı susmalar sözcüklenmek. Bazı uçuşlar kuşmak istiyordu” diyor Ram...
Gözünü çevir de bir bak Ne Amerikan Tavukları kadar gereksiz bilgiler, ne de hayatınızı kurtaracak kadar gerekli bilgiler… Keşfedilmemiş gökler, tanınmamış yeryüzü, bilinmeyen esmalar… İnsan bilinmeyeni özlüyor, bildikçe özlemi artıyor. İşte özleminizi arttıracak birkaç b...
Öyle bir kitap düşünün ki… Ne Amerikan Tavukları kadar gereksiz bilgiler, ne de hayatınızı kurtaracak kadar gerekli bilgiler… Öyle bir kitap düşünün ki; bir satırında bir sayfa yazılmış, bir sayfasında bir kitap özetlenmiş. Hatta bir noktasında bir ansiklopedi gizlenmiş. Bu s...
Ömrümüzü ömür yapan şey… Ne Amerikan tavukları kadar gereksiz bilgiler, ne de hayatınızı kurtaracak kadar gerekli bilgiler… Rabbimizi bize tanıtan kâinattan küçük, ilginç bilgiler… Ey bütün kusurlardan ve noksan sıfatlardan münezzeh olan Mâruf! Biz Sana lâyık bir marife...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*