On bir ayın sultanı

Küçükken “on bir ayın sultanı” tabirini hiç anlamazdım. On iki tane ay var sonuçta, neden sadece on birinin sultanı? Tabiî sonradan ortaya çıktı ki, olayı çok yanlış anlamışım. Ramazan’ın kendisi sultan olduğu için, geriye on bir ay kalıyormuş. Hem öyle bir sultanmış ki bu ay, insanları meleklere çevirirmiş. Hani oruçlu insanlar yemek yemiyor ya, tıpkı melekler gibi… Sonra en lezzetli Kur’ân’lar bu ayda dinlenir, bu ayda okunurmuş. Ee, ne de olsa bir Kur’ân harfine bin sevap ancak bu ayda var. Tüm bunları öğrendiğim hâlde Ramazan’ın gerçekten sultan olduğunu geç idrak ettim. Hani Ramazan Kur’ân ayıdır derler, ama ben bu hakikati gerçekten elime Kur’ân alıp okuduğum bir Ramazan’da derk ettim. Sahura kadar yatmayıp geceyi uyanık, gündüzü uyuyarak geçirdiğimiz günlerde Ramazan’ın kıymetini anlamak zorlaşıyormuş meğer. Sonra düşündüm; “Neden bu ayı an be an Kur’ân’ın indirildiğini idrak ederek, düşünerek ve tefekkür ederek geçirmeyelim? Gerçekten anlayanın da, anlamayanın da büyük bir zevkle okuduğu o kitabı neden günlük hayatımızın bir parçası hâline getirmeyelim?” Getirelim yani bence, sevgili Eskimez Yazı okurları…

Ben mesela “Bu Ramazan’da ne yapabilirim” diye düşündüm ve bir yanlış alışkanlığımı terk etmeye karar verdim. Def-i şer celb-i nef’a racihtir sonuçta. Yani kötü bir şeyi terk etmek faydalı şeyler sağlamaktan önce gelir ve daha önemlidir. Hâl-i hazırda kötü bir alışkanlığımız varken istediğimiz kadar iyilik yapalım. Bir taraftan yıkarken diğer taraftan yapmak çok mantıklı değil yani. Biz en iyisi yıkmayı bırakalım da, ileride yapmaya da başlarız inşaallah. Siz muhtemelen Ramazan’ın ortasında ya da sonlarında okuyacaksınız yazdıklarımı. Problem değil, zararın neresinden dönülse kârdır. Bence siz yine kötü saydığınız bir özelliği değiştirmeye niyet edin de, nasıl olsa ameller niyetlere göre. Şimdiden gelmiş veya gelecek bayramınızı tebrik eder, iyi okumalar dilerim.

Etkinlik:

Bu ay da bir bulmaca bekliyor sizi. Ama bu seferki diğerlerinden biraz farklı. Latin alfabesiyle yazılışını verdiğimiz kelimelerin, eskimez harflerle yazılışını numaralı yerlerine yazabilir misiniz?

1- İftar                           2- Top                                 3- Ramazan                  4- Sahur                  5- Cemaat
6- Sultan                        7- Kur’ân                            8- Bereket                    9- Oruç

BENZER KONUDA MAKALELER:

Bir bestenin engin sesi yükseldi boğazdan Üniversite okurken insan evine hasret kalıyor. Hele o gün günlerden sıkıcı ve sıcak bir günse, halanıza gitmek sizi evinizde hissettirebilir. Yorgun argınsınızdır, ama halanızın evi serindir. Yılların eskimiş mobilyaları ve ezan okuyan saatleri size ...
Osmanlıca hikâye Saygıdeğer Keçeliler; Kitap okumayı sever misiniz? Ben severim, hatta fazlaca severim. Ama çok okuyamam. Ne bileyim, ne okuyacağımı bilemem bazen. Okuyacağım kitabı buldum mu da elimden bırakamam. Bir hafta mı sürüyor bütün kitabı okumak? Bir haft...
Temel Osmanlıca dersleri – 8 Selamunaleyküm sevgili genç okur! Bu ay gramer işleme ayı bildiğin üzere. Şu ana kadar işlediğimiz gramerlere bakınca eğer dergiyi düzenli takip ettiysen harflerin başta, ortada ve sonda yazılışlarını, okutucu harfleri, bağlaç olan ki'nin yazılımı...
Birinci Söz السلام عليكم Selamla başlayalım, selametle kalalım. Sevgili okur, bu ay güzel şeyler hatırlayalım mı? Mum ışığında, kamış kalemlerin gıcırtılarıyla hatt-ı Kur'ânî'yi muhafaza edenleri mesela... Hani Tarihçe-i Hayat'ta geçiyor ya: “Kur'ân hattını ...
Temel Osmanlıca dersleri – 9 Selamunaleyküm Sevgili Okur; Geçen ay Birinci Söz'ü yazdın mı bakalım? Biliyor musun, Kastamonu Lahikası'nda “Şeker Mektubu” denilen bir mektup var. Belki bu mektubun bir kısmı seni yazmaya teşvik eder. “Hem, dört vecihle dört nevi ibâdet-i mak...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*