Zübeyir olmak

İnsanın, eşyanın, tarihin şahitliğinde dönüyor dünya denen seyrangâh. Kendisi de şahitlik ediyor, insana, eşyaya, tarihe… Her şey birbirine dönük aynalar, hafızalar gibi adeta. Hafız-ı Hakikî’nin İlahî levhalarında muhafaza ediliyor. Ve âlem şahittir, insana, insanın ameline.

Bu sonsuz şahitlikler defterinde kayıtlı bir isimdir Zübeyir Gündüzalp; hayatı, ideali, davası ile… Hayatını feda ettiği davası, davasına kahramanca sadakati ile… Edebiyle, ilmiyle, zekâsıyla, cesaretiyle, önderliğiyle Risale-i Nur hizmetlerinde adeta bir kaledir.

Bu iman ve Kur’ân fedaisini anlatmayı, şahsını perde etmediği davasını anmayı ve anlamayı boynumuzun borcu bildik. Zira ebedî bir gençliği kazandırmak için hayatını hapislerle, çilelerle, türlü türlü zulümlere göğüs gererek geçirmiş bir Üstadın Zübeyir’i, kâinata değişilmezidir o.

Gündemi ebedî gençlik olan Genç Yorum dergisinin genç dimağlarının kaleminden okuyacağınız bu Zübeyir Gündüzalp sayısı, vefatının (2 Nisan 1971) 47. senesinde rahmetle yâd ettiğimiz zatına bir teşekkür mahiyeti taşımaktadır. Zübeyir Gündüzalp’i anlamak Üstad Bediüzzaman’ı anlamaktır, iman ve Kur’ân davasının mahiyetini anlamaktır.

Bu davada şahısları ön planda tutmak yoktur, nefisler, enaniyetler feda edilmeden bu davada olmak yoktur, bu dava uğruna ölmek de yoktur. Üstadından aldığı tevâzu dersini nefsinde tatbik etmiş, cesedi küçük ruhu büyük bir adamı anlatmaktan maksadımız; bütün insanlığın başına açılmış bir büyük ebedî mülkü kazanmak veya kaybetmek davasının önemine dikkat çekmektir.

Risale-i Nur ve müellifi ile tanıştığı ve doludizgin hizmete başladığı genç yaşlarında gençlik için yaptıklarını, bu zamanın gençlerine yansıması ile okuyacaksınız bu sayımızda. Bu kez de gençlerin kalemleri, nefesleri şahitlik edecek Nur’un sadık kahramanına…

“Zübeyir olmak” isteyen nefesler duyacaksınız sayfalarda. “Zübeyir olmak” meselesini göreceksiniz, belki “Zübeyir olmak” isteyeceksiniz.

İman ve Kur’ân davasına adanmış bir ömür yaşamak duasıyla…

BENZER KONUDA MAKALELER:

Sultan-ı Kâinat BİRdir! “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (kendini alçak tutup) minnet çekme. Onlara temelluk edip (dalkavukluk edip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdi...
Kur’ân’a bakmak Değerli Genç Yorum Okurları; Elinize geçen bu yeni sayımız Ramazan Ayı’nın güzel bir meyvesi oldu. Kur'ân Ayı olarak vasıflandırılan mübarek Ramazan’da Kur'ân’ı anlamaya, anlatmaya çalıştığımız bir kapak dosyası hazırlamış olmaktan dolayı memnun v...
Bu akla ahlâk gerek Risale-i Nur’da “akıl” meselesi pek çok yerde geçer. Kezâ ahlâk da öyle. İkisinin birbiri ile alâkası ise tartışılmaz bir gerçeklikte konumlanıyor. Biri birisiz olamıyor. Kur'ân-ı Kerîm’de “hiç düşünmez misiniz, akletmez misiniz?” diye soran pek ç...
Gençlerin Bediüzzaman’ı Yayın hayatına başladığımız günden beri; her iki âlemin de saadeti için -tüm insanlığa- rehber olarak gönderilen kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’i, Risale-i Nur penceresiyle okuyarak, gençliğin can damarı mahiyetindeki ebedî meseleleri akla, ruha, kalbe ve ...
Kâinatın Aşk Penceresi “Hem, kâinat kalbindeki ciddi aşk, bir Mâşuk-u Lâyezalîyi gösterir. Evet, ağacın mahiyetinde olmayan bir şey esaslı bir sûrette meyvesinde bulunmadığı delâletiyle, şecere-i kâinatın hassas meyvesi olan nev-i insandaki ciddi aşk-ı lâhutî gösterir ki, ...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*