Fütuhat

Tulu’ ediyor Şems-i İslâm umum sath-ı arza,

İlm-i ezelîden gelmiş, kimin haddi var ki söndüre,

Değil birkaç bedbaht ehl-i dünya,

Gösterin, ne hâtime çekecek bu cemaat-i azîmeye?

 

Tâ 14 asır evvel dâll kesen seyf-i Zülfikar,

Asır duvarlarında etmiş yankı, hâlâ nur saçar.

Umum efkâr-ı küfrî karşısında bî-çare,

Delil istersen Risale-i Nur fütuhatta bilbedahe.

 

Bak, ferman okuyor bir Muallim-i Ekber-i Arabî (asm),

O ferman ki, haşmetine toz konduramamış şeyâtin-i insî ve cinnî,

Akla, fikre, kalbe, ruha bir Tabib-i ezelî,

Cezb olup intisab etmiş hums-u âlem-i nev-i beşerî

BENZER KONUDA MAKALELER:

Mürekkepler ve kalemler Mürekkepli kalemler Umudu olanların mavi Acısı olanların siyah Bir kuşun kanadında yazıyorlar Aruz hece bilmeden Yazıyorlar efendim Duygularını Menfaatlerini Biraz da kendini Mürekkepler ve kalemler Mürekkepli kalemler Hiç bitmiyorlar T...
Sırr-kadim Bazen öyle şeyler gelir ki aklınıza Belki de hayâliniz ulaşmıyordur Bir boş sayfa olsa da Bir not tutsam şuraya dersiniz Kalbinizin kelâmını Satır aralarına işlemek istersiniz Ve sanki yaralı bir şehirdesiniz Ya da siz yaralı bir...
Sana hasret Sana hasret bir Nisan akşamında Araladığım bütün perdeler Bütün pencereler Bütün kapılar Seni beklemekte… Adını anmaya lâyık olmayan Kör topal bir dille huzurundayım Seni bulamamış olmanın sarhoşluğuyla Aşkına susamış biçareyi...
Risale-i Nur Söyle Üstadım söyle, ne güzel sözler böyle Vallah sanki yoğrulmuş, misk ile anber ile Kalblere şifadır, dertlere devadır Vallah billah her derde derman-u şifadır İmam-ı Ali söylüyor Kur'ân tasdik ediyor Asırlar ötesinden Gavs-ı Azam h...
EY DOST Terk-i diyar eylemişiz gönül kafesinden Bülbül kadar nazik, serçe kadar ürkekken. Aldandık dünya metasına da Kanaat etmeyi öğrenemedik aza Oysa göçüp gideceğimizi bile bile. Kanatlarımız korkarken yağmurdan Sevmeyi öğrenemedik bir türlü İbrahi...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*