Deniz kuşlarının % 90’ının midesinde plastik atık bulunuyor

Dünyada her dakikada bir milyon plastik şişe satılıyor ve her yıl üretilen 500 milyar plastik şişenin yarısından fazlası doğaya atılıyor. Bu plastikler deniz ve okyanuslarda toplanarak yüz binlerce deniz canlısının ölmesine neden oluyor, besin zincirine karışarak soframıza kadar geliyor.

Guardian ve Orb Media için yapılan araştırmada bilim insanları, 12’den fazla ülkede musluk sularını inceledi. Uzmanlar bu musluk sularının ortalama % 83 oranında plastik ile kirletildiğini belirtiyor. Bu atıkların en büyük kısmını tek kullanımlık su ve meşrubat şişeleri oluşturuyor. Greenpeace yakın zamanda başlattığı kampanya ile plastik şişe üreten firmaların plastik şişe üretimini adım adım azaltmasını ve yenilikçi alternatiflere yatırım yapmasını talep ediyor ve Coca Cola’yı bu değişime öncü olmaya çağırıyor; “Coca-Cola, denizlerimizi plastiğe boğma” isimli kampanyasıyla.

İşten veya okuldan yorgun argın eve dönerken yolda sizi heyecanla çevirip şöyle desem:

“Affedersiniz, acaba haberiniz oldu mu; bugün çok kötü bir şey duydum.”

Önce meraklanırsınız.

“Denizlerimize her dakika bir kamyon dolusu plastik dökülüyormuş! Şu anda biz konuşurken oluyor bu iş şimdi mesela.”

Büyük olasılıkla deli miyim diye dikkatle yüzüme bakarsınız.

“Bilim insanlarına göre denizlerimize her yıl 12 milyon ton plastik döküyoruz. Bizim BEŞ dakika kullanıp attığımız o plastik şişeler, kutular, torbalar, doğada yüzlerce yıl erimeden kalıyor ve binlerce canlı türüne zarar veriyor. Üstelik sadece başka canlıları değil, sonunda dönüp bizi de vuruyor.”

Eğer biz bu konuşmayı yaptığımız sırada Ankara, Kayseri, Çorum, Gaziantep, Konya, Diyarbakır gibi denize kıyısı olmayan bir şehirdeysek:

“Ne denizi, bizim denizimiz yok ki!” diye benimle eğlenebilirsiniz. Ya da “bizim denizlerimize mi?” diye şaşırırsınız.

Denizlerimiz; Akdeniz, Kızıldeniz, Atlas, Pasifik, Hint Okyanusları falan… Bizim denizlerimiz, bizim gezegenimiz…

“Bırak bu süslü sözleri. Zaten yorgunum, bırak evime gideyim, yemeğimi yiyip, ayaklarımı uzatayım, biraz dinlenip internete gireyim, oyun oynayıp veya film izleyip eğleneyim, sonra da uyuyayım. İşim gücüm var benim. Hayatımı kazanıp aileme bakacağım. Çocuklarımın geleceğini düşünüyorum ben! -eğer öğrenciyseniz- Daha ödevlerim, sınavlarım var benim. Okulu bitirip iş arayacağım, kendi hayatımı kuracağım. Ohoooo, çok ciddi işlerim var benim!”

Böyle diyeceksiniz büyük olasılıkla, çoğunluğunuz böyle diyeceksiniz.

Fakat durun! Burası, bu gezegen bizim evimiz, evimizdeki tüm sular bizim denizlerimiz; yaşadığınız şehirde deniz olmasa da denizlerdeki hayatın devamlılığı, yediğiniz içtiğiniz ve soluduğumuz havayla, hatta gıdalarımızın yuvası toprakla yakından ilişkili.

Bugün denizlerimizde 150 milyon tonun üzerinde plastik var. Bir kere kullanıp attığımız plastikler güney denizlerinden bile Kuzey Kutbu’na kadar gidebiliyor. Bu plastik atıklar yüzbinlerce deniz canlısının ölümüne neden oluyor. Deniz kuşlarının % 90’nının ve deniz kaplumbağalarının 1/3’nün midesinde plastik var.

Büyük plastik parçaları mikro plastiklere bölünerek deniz canlılarının besin zincirine oradan da bizim soframıza ve bedenimize giriyor. Bedenimizde ne tahripler yaptığı ayrı bir dosya konusu olacak kadar derin. En çok bilineni hormonal sistemi tahrip etmesi.

Peki pek çok plastik ürün ve atık varken neden özellikle plastik şişelere dikkat çekiyorum?

Çünkü tek kullanımlık plastik şişeler, denizlerimize attığımız plastikler içinde en fazla olanı. Şu anda dünyada her dakikada tam 1 milyon plastik şişe satılıyor. Her yıl üretilen 500 milyar plastik şişenin (evet, yanlış duymadınız!) yarısından fazlası sadece tek kullanımdan sonra çevreye fırlatılıp atılıyor, oradan sahillere, denizlere karışıyor ve canlıların hayatını zehir etmeye başlıyor.

Greenpeace’in son raporları dünyanın en büyük alkolsüz içecek şirketlerinin her yıl 2 milyon ton plastik şişe ürettiğini gösteriyor. Bu şirketlerin en büyüğü olan Coca-Cola, her yıl 110 milyardan fazla tek kullanımlık plastik şişe üretiyor ve bu da saniyede tam 3400 şişe demek.

Biz dünyamızı, denizlerimizi, insan ve tüm canlıların yaşamını önemseyenler, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir gezegen bırakmayı önemseyenler, Coca-Cola’nın, plastik ayak izini azaltıp, denizlerin plastiğe boğulmasını durduracak adımların atılmasına öncülük etmesini istiyoruz.

Buna bağlı olarak Coca-Cola tek kullanımlık plastik üretimini azaltmalı, yeniden kullanılabilir ambalajı öncelik hâline getirmeli ve yeniden kullanıma dayalı dağıtım sistemleri geliştirmelidir. Plastik sadece denizlerimizi yok etmiyor, hepimizin hayatını ve geleceğimizi boğuyor.

Şimdi artık evimize gidebiliriz. Evimiz, gezegenimiz, denizlerimiz, havamız, suyumuz ve toprağımızdır.

Biz de bireysel olarak plastik kullanımımızı azaltarak gezegenimizin sağlığını iyileştirmeye katkıda bulunabiliriz. Plastik poşet yerine kendi bez torbamızı, pet şişe yerine kendi çok kullanımlı su şişemizi çantamıza koyarak işe başlayabiliriz. Hemen şimdi.

BENZER KONUDA MAKALELER:

SİZİ DE RAHATSIZ OLMAYA DAVET EDİYORUM! Selamunaleykümler Genç Yorum’un Yeşil okuyucuları! Ramazan’dan yeni çıkmış bünyeleri bu ay, israfın yaptığı tahrip ile değil de yeni karşılaştığım bir haberle karşılıyorum. Haber umut verici bir haber değil. Belki bizim yorumumuz onu umutlu hale get...
CİLDİM KÂİNATA ZARAR VERMİYOR, DİYEBİLİR MİSİN?... Daha yumuşak bir cilt; içilebilir su kaynaklarından veya sağlıklı deniz canlılarından daha mı önemli? Daha önemli, cevabını veriyor olsanız bile, kullandığınız kozmetik ürünleri geçici yumuşaklık sağlıyor olabilir mi? Güzellik ürünlerinin içinde ölü ...
ÇÖPÜMÜZDEKİ ALTIN DEĞERİ Çöpümüzü azaltmanın vurgusunu, önemini yeşil sayfalara başladığımız ilk günden beri yapıyoruz, ancak insan olmamız itibariyle de atığımızı sıfıra indiremiyoruz. Peki, başka işler için kullanılabilir mi? Veyahut formunu değiştirerek işlevsel hale geti...
İSTANBUL’A YAZIK ETMEYİN! 9000 futbol sahası ve 3000 gezi parkı İSTANBUL'A YAZIK ETMEYİN! 3. Havalimanı inşaatından bir görüntü İstanbul’un ağaç kesme lüksü yok artık arkadaşlar! Hava kirleniyor, hastalıklar artıyor. Su kirleniyor, İstanbul suyunu musluktan içemiy...
YEŞİL DİNİN YEŞİL İNANANLARIYIZ Selâmlar yeşil dostlar, bu sayfadaysanız yeşermeye başladınız demektir. Yeşil düşünmek ve yeşil yaşamak, başka bir deyişle ‘yeşil insan’ olmanın anlamını sorgulayalım istedim bu ay. Yeşil tüm dünyada ekolojik logolarda, resim veya sloganlarda kull...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*