Yağmur Damlaları Neden Bizi Öldürmez?

Haydi hayâl edelim. Yağmur gökyüzünden minik damlalar hâlinde değil de birleşmiş damlalar hâlinde inseydi nasıl olurdu? Yağmurlu günlerde her yerde “Dikkat, ölüm tehlikesi!” duyuruları yapılsaydı…
Bir su topunun metrelerce yüksekten, hızlanıp hızlanıp kafamıza düşmesiyle birlikte boğulup gitseydik ya da aldığımız darbe bizde hasar bıraksaydı… Olamaz mıydı? Olabilirdi.  Yaradan’ın koyduğu kanunlar olmasaydı tabiî…

Evet, şu kâinatta mükemmel bir sanat ve hikmetli bir düzen var. Yağmur damlalarının birleşmesi ve hızlanması ile ilgili şöyle bir araştırınca görüyoruz ki, kohezyon ve yer çekimi kuvvetleriyle bu olaylar açıklanıyor.

Neden yağmur damlaları birleşmez?

Aslında birleşirler. Buluttan ayrıldıkları ilk andan itibaren damlalar, yollarına çıkan diğer damlalarla birleşir. Fakat bir damlanın taşıyabileceği su miktarı, kohezyon kuvvetiyle (aynı cins maddelerin taneciklerinin birbirini çekmesi ile) sadece sınırlı bir hacme kadar olacaktır. Bu yüzden birleşen yağmur damlaları, damla yeterince büyüdükten sonra bölünürler. Yani, yağmur damlaları birleşseler bile bölünmek zorunda kalırlar ve küçük küçük düşerler. Hayâl ettiğimiz gibi kocaman bir su topunun oluşması fiziksel olarak mümkün değildir.

Peki, hızlanıp da bize zarar vermeleri?

Buluttan ilk düştüğü andan itibaren yer çekiminin etkisiyle damlalar hızlanır. Ve her bir kuvvetin, o kuvvetin tersi yönünde bir dengeleyici kuvveti vardır. Bu durumda, bu dengeleyici kuvvet havanın sürtünme kuvvetidir. Damla, yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru hızlanırken bir yandan da havanın sürtünme kuvveti damlaya yukarı yönde etki eder. Bu aşağı ve yukarı yönde olan iki kuvvet birbirlerine eşitlendikten sonra damlanın hızı sabitlenir ve yolculuğuna sabit hızla devam eder. O yüzden damlalar bize zarar verecek bir hızla düşmez.

Not: Bu konu Ayetü’l Kübra’nın “Sonra yağmura bakar, görür ki…” kısmını okurken aklımıza gelmişti ve “yağmura neden rahmet deniliyor” sorusuna yeni bir pencere açmıştık. Siz de bir göz atabilirsiniz.

Enteresan bir vaka: Bu konuyu araştırırken okuduğum açıklamaların altında “Çünkü Allah öyle yaratmış, niye düşünüyorsunuz böyle şeyleri” minvalinde onlarca yorum gördüm. Bu yaklaşım beni bayağı rahatsız etti. Arkadaşlar evet, Allah böyle yarattı, ama oturup düşünelim, ibret alalım diye yarattı. Saksı gibi bir köşede durup her şeye “çünkü öyle yaratılmış” demenin kimseye bir faydası yok. Neden öyle yaratılmış, arkasına ne gibi hikmetler gizlenmiş, böyle olmasaymış nasıl olurmuş diye düşünüp, araştırıp, ilmimizi artırmayı ve tefekkür penceremizi genişletmeyi hedeflemek daha doğru bir yaklaşım, diye düşünüyorum.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*