Başkalarının Hikâyelerine Ağlama Hakkı

Ben bugün biraz ağlayabilir miyim dizlerinde,
Biraz ölebilir miyim?
Tamam, bu benim hikâyem değil, ama
Az diz çöksem,
Dursam bu hikâyenin bir köşesinde kimse görmeden,
Kimseye sesimi çıkarmam ki zaten.
Benim olmayan hikâyelerime ağlayabilir miyim biraz?
Acı çekme hakkım kaldıysa bugün kullanabilir miyim?
Biraz ağrı var da göğsümde,
Kabuk bağlamayı beceremeyen biraz yara.
Öyle umarsızca akıp duran iki göz ve.
Bu yüzden bugün hiç sebepsizce,
Ağlayabilir miyim dizlerinde?
Bir de bugün bana hiç kızma olur mu?
Ne yapsam kızma.
Dizlerin diyorum ya,
Ne olur ona da kızma.
Çünkü düşerken ellerimi toprağa sürtmüş gibi yanıyor canım.
Kızma diye kanayan ellerini saklayan çocuk gibi çöktüm kapı önüne işte.
Bak ben uslu olmaya çalışıyorum.
Bak, artık keşke demiyorum.
Bak neden demiyorum.
Kimsenin hikâyesini çekip elinden almıyorum,
Sadece biraz yanıyorum.
Biraz da için için,
İçe doğru hiç durmadan, kanıyorum o kadar
Kimselere çıkmaz oldu sesim,
Görüyorsun,
Ne ağır bir yük imiş, dedim mi hiç?
Şikâyet ettim mi bir kez bile?
Ettiysem sen söyle.
Ben sadece bugün,
Kendime değil,
Ama kendi hâlimce işte,
Başkalarının hikâyelerine ağlama hakkımı kullanmak istiyorum.
Ve sadece sana…
Bu yüzden,
Bugünlerde bana hiç kızma.
Ve beni çok sev olur mu?
Herkesten çok sev…
Ve her zamankinden daha çok.
Ne istemem gerektiğini bilseydim şimdi,
Beni neyin susturacağını bilseydim,
Senden onu isterdim.
Sen biliyorsun elbette,
Ve hepsini biliyorsun,
Bana onları verir misin?
Çok muhtacım.
Ben bugün sadece muhtaç oluşumu biliyorum.
Ve bir de istemediğim şeyleri biliyorum.
Kahrolası her şey bitse artık, demek gelse de içimden,
Sen devam ettirdikçe,
Senden geldiği için sadece,
Ben, gitsin bitsin diyemiyorum, demiyorum!
Ellerim, kollarım bağlı otururken kapıda,
Bu yüzden bugün sadece dizlerinde ağlamak istiyorum ben.
Ve neye ne kadar ihtiyacım olduğunu tek bilen Sen…
Beni hâlden hâle çeviren,
Bazan imtihanı şiddetlendiren,
Sebepleri aramızdan temizleyen,
Beni böyle yap yalın, huzuruna getiren Sensin.
Bazen okuyamıyorum hadiseleri.
Ve rububiyetini…
İşte bu yüzden,
Ben her şeyimle bir duayım bugün.
Her sesim, her yaram,
Her sessizliğim, her sızım, her yangınım,
Her ümidim,
Hatta ümitsizliğim,
Hatta var ise isyanım,
Her zerrem bir dua.
Rabbim!
Kalbim bana sır, Sana aşikâr en mahrem haliyle.
Kalbim duamdır,
Al onu,
Oku,
Teselli ver, teskin et…
Beni başkalarının hikâyelerinde yalnız, çaresiz bırakma.
Takatim yetmediği yerde de çekip al beni bu hikâyenin yakınından…

BENZER KONUDA MAKALELER:

Kemâle eren iğne Selamlar Keçeli! Sizlere Mezopotamya rüzgârı getirdim bu ay! Yalnız öyle pek serin değil, dikkat edin. Medeniyetler beşiği Şanlıurfa'yı keşfetmek nasip oldu, gördüklerimden açılan pencereleri niçin sizlerle paylaşmayayım, dedim ben de. Urfa, ku...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*