Geleceğinize Işık Tutan Bir Test

Bu ay yediden yetmişe herkesin ilgisini çekebilecek bir deneyi ele alıyoruz: Marshmallow Testi, diğer bir deyişle Zevki Erteleme Becerisi Testi.

“Kişi yedisinde neyse yetmişinde de odur” diye bir atasözümüz var, malûm. Genellikle birinin kötü özelliklerinden bahsedilirken kullanılsa da aksi de doğru. Kişi yedisinde sahip olduğu iyi özelliklerini yetmişine kadar koruyor.

Psikolog Walter Mischel’in 1970 yılında yaptığı deney tam da bunu gösteriyor. Mischel’in amacı, çocuklarda duygu yönetimi ve otokontrol becerilerinin nasıl işlediğini ve çocuklardaki duygu ve mantık dengesini incelemek.

4 yaşındaki çocuklar, içinde yalnızca bir masa, bir sandalye ve masanın üzerinde bir zil ve bir tabak olan odaya sırayla alınıyor. Araştırmacı, çocukların önlerine bir tane marshmallow ya da küçük bir kurabiye veriyor. Onlara bir işinin olduğunu ve 15 dakika sonra geri geleceğini söylüyor. Eğer tabaktakini yemezlerse geri geldiğinde onlara bir tane daha marshmallow ya da kurabiye vereceğini, tabaktakini yerlerse de zile basıp kendisine haber vermelerini söylüyor. Çocukların kimisi, araştırmacı çıkar çıkmaz marshmallowu yerken, kimisi 15 dakikanın sonuna kadar bekliyor. Bazıları şarkı söyleyerek ya da tabakla oynayarak kendilerini oyalamaya çalışıyor, bazılarıysa marshmallowdan minik bir ısırık alarak hepsini yeme isteğini bastırmayı deniyor.

Deney yapıldıktan yıllar sonra, yani bu deneydeki çocuklar birer yetişkin olduklarında onların mevcut durumları inceleniyor. 15 dakika boyunca bekleyen, yani daha iyisini elde etmek için sabreden çocukların, 15 dakika bekleyemeyen çocuklara kıyasla üniversite sınavında daha yüksek başarı elde ettikleri, yüksek iletişim becerilerine sahip oldukları ve sağlıklarının da daha iyi durumda olduğu görülüyor.

Özetle, oradaki çocukların bir kurabiyeyi 15 dakika erken ya da 15 dakika geç yemeleri önemsiz gibi görünse de, onların gelecekleriyle ilgili büyük ipuçları veriyor. Duygusunu ve mantığını yerinde kullanan bir çocuk (15 dakika bekleyip ikinci kurabiyeyi alan çocuklar bu gruba dâhil), ders çalışırken zevk almasa bile ilerde istediği bölümü kazanınca alacağı zevki düşünüp motive olabiliyor, fast-foodlarla beslenip o an zevk alıp sonrasında sağlıksız bir bedenle olmaktansa, beslenmesine dikkat edip yıllar boyunca sağlıklı yaşamayı tercih ediyor. Zevki erteleme becerisine sahip her insan, önce mantığını kullanıyor ve ileride duygularını daha iyi bir şekilde tatmin edeceğini bilerek davranıyor.

Marshmallow testine girecek yaşı çoktan geçsek de hâlâ kendimizi sınayabiliriz. Bakalım biz ne kadar sabırlıyız. Geç kalan otobüse söyleniyor muyuz? O an canımız yapmak istemese de sonunun iyi olacağını bildiğimiz işleri yapabiliyor muyuz?

Ya da bir tabak patates kızartmasının yanındaki bir tabak brokoliye elimiz uzanabiliyor mu?

 

Deneyin videosunu buradan izleyebilirsiniz…

https://www.youtube.com/watch?v=QX_oy9614HQ

BENZER KONUDA MAKALELER:

Uyku ve uykusuzluk; etkiler ve tefekkürler “O'nu ne bir uyuklama tutar ne de bir uyku.” (Bakara, 255) âyet-i kerîmesinden çıktığımız tefekkürle geldiğimiz yer, uykunun acz kavramını ne kadar güzel açıkladığı. Çünkü uyku, kısıtlı tercih edebilme kapasitemizin etkisiz kaldığı nokta. Yemeyeceğim...
Robotları programlamak değil, öğrenebilen robotlar... Yapay zekâ, robotik, makine öğrenmesi konuları şu sıralar oldukça konuşuluyor. Ben de gelişimsel robotikle ilgilenmeye başladıktan sonra aklıma birçok soru takıldı ve dedim ki; “Neden bu soruları Keçeli'lere de sormayayım?” Nedir gelişimsel roboti...
Beyninin yerinde koca bir boşluk olan adam İlgili olanlarınız bilecektir ki, beyinle ilgili yapılan bütün çalışmalar biraz eksik. Çünkü bilim tarafından hâlâ sınırları çizilememiş, fonksiyonları tam olarak ortaya konulamamış bölgeler var beyinde. Hem araştırma için kullanılacak materyaller...
Beyin hücreleri yenilenir mi? (Yazıda bulunan avam tabirlerim için tüm bilim dünyasından özür diliyorum.) Benim çocukken öğrendiğim, ama geçmişi yaklaşık 100 yıla dayanan bir bilgi var: Beyin hücreleri yenilenmez. Bu bilgiye göre; beynimizdeki hücrelerin hepsi doğuştan gelir, ...
Ekmekten de soru mu olurmuş? Bak ne anlatacağım sana bu ay Keçeli! Geçen gün akşamüzeri ekmek almak için fırına gittim. Fırıncıya, —Bana iki tane pişmiş ekmek verir misiniz? Dedim. Önce şaşırdı. Sonra duraksadı ve cevapladı: —Hamur satmıyoruz ya kızım, bak hepsi p...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*