Benim Kararım Benim mi?

Selam Keçeli;
Bir başka deneyden devam ediyoruz bu ay. Umarım geçen ayki Philadelphia Deneyi ilgini çekmiştir.

İnsanda karar verme mekanizmasının nasıl işlediği, hâlâ tartışılan ve araştırılan bir konu. Kararlarımızı neye göre veririz? Örneğin, pazarda iki farklı satıcı aynı fiyatta, aynı görünüşte olan domatesler satıyorsa ve birini tercih edeceksek, bu tercihi nasıl yaparız? Sağdaki satıcıyı seçmemizin nedeni nedir? Peki, karar verirken gerçekten de karar veren biz miyizdir?

Temsilî hikâyeciklerde sık sık geçer; İki yol vardır ve birini seçmek gerekiyordur. Sağ yol güvenlidir, yolcularının onda dokuzu rahat görmüştür, fakat sağ yolda gideceklerin sırtlarına biraz yük alması gerekiyordur. Sol yol ise güvenli değildir, oradan gidenlerin onda dokuzu zarar görmüştür, fakat yolcunun sırtına hiçbir yük almasına gerek yoktur. Burada seçenekler ve kâr ile zararlar çok açık. Akıl ve mantık sahibi bir insanın elbette sağ yolu seçmesi ve selametle yoluna devam etmesi gerekir.

Bir de seçeneklerin bu kadar açık olmadığı durumlar var. Psikoloji profesörü ve davranışsal ekonomist Dan Ariely’nin bu konuyla ilgili anlattıklarına bir bakalım: Ariely bir gün X dergisinin kampanyalarını görüyor.

  1. seçenek: Bir yıllık dijital abonelik 59 $
  2. seçenek: Bir yıllık baskı aboneliği 125 $
  3. seçenek: Bir yıllık hem dijital, hem baskı aboneliği 125 $

Şöyle bir bakınca ikinci seçenek çok mantıksız. Kim seçer, aynı fiyata ikisini birden almak varken sadece birini almayı? Öğrencilerine bu fiyatları veriyor ve hangisine abone olurdunuz diye soruyor. Tahmin edildiği gibi, hiç kimse ikinci seçeneği seçmiyor. Öğrencilerin %84’ü ikisi bir arada olan aboneliği seçerken, kalan %16’sı da sadece dijital aboneliği seçiyor. “Madem ikinciyi kimse seçmedi, o zaman listeden çıkartıp da bir bakalım diyor” ve deneyi tekrar yapıyor Ariely. Bu sefer öğrencilerin %32’si ikisi bir arada olan aboneliği seçerken, kalan %68’i dijital aboneliği seçiyor. Bu deney gösteriyor ki; anlamsız gibi görünen o ikinci seçenek, insanların karar verme sürecinde etkin bir rol oynuyor. O olmadan, insanlar uygun fiyatlı olan seçeneğe yönelirken, işin içine görünüşte anlamsız olan ikinci seçenek girince “e ben buna vereceğim parayla ikisini birden alırım” deyip uygun fiyatlı seçenekten uzaklaşıyorlar. Yani çoğunlukla, bu insanlar kararlarını kendileri vermiyor. Kararlarını, onlara verilen seçenekler belirliyor.

Çay Saati’nden bi’ dost tavsiyesi: Karar verirken çok da akılcı (rational) olmadığımızı gösteren bu deney, pazarlama sektörüyle ilgili ipuçları veriyor. Çok mantıksız bir seçeneğin yanında mantıklı duran bir seçenek varsa, aman dikkat! Artık biliyorsunuz, o mantıksız seçeneğin orada olmasının amacı o mantıklı gibi duran ürünü sattırmak. İhtiyaçlarınızı belirleyip öyle alın alacaklarınızı. Oyuna gelmeyin!

 

Bonus: Konu ilginizi çektiyse Dan Ariely’nin “Kararlarımız Kendi Kontrolümüzde mi?” adlı TED konuşmasını dinleyebilirsiniz.

BENZER KONUDA MAKALELER:

Uyku ve uykusuzluk; etkiler ve tefekkürler “O'nu ne bir uyuklama tutar ne de bir uyku.” (Bakara, 255) âyet-i kerîmesinden çıktığımız tefekkürle geldiğimiz yer, uykunun acz kavramını ne kadar güzel açıkladığı. Çünkü uyku, kısıtlı tercih edebilme kapasitemizin etkisiz kaldığı nokta. Yemeyeceğim...
Robotları programlamak değil, öğrenebilen robotlar... Yapay zekâ, robotik, makine öğrenmesi konuları şu sıralar oldukça konuşuluyor. Ben de gelişimsel robotikle ilgilenmeye başladıktan sonra aklıma birçok soru takıldı ve dedim ki; “Neden bu soruları Keçeli'lere de sormayayım?” Nedir gelişimsel roboti...
Beyninin yerinde koca bir boşluk olan adam İlgili olanlarınız bilecektir ki, beyinle ilgili yapılan bütün çalışmalar biraz eksik. Çünkü bilim tarafından hâlâ sınırları çizilememiş, fonksiyonları tam olarak ortaya konulamamış bölgeler var beyinde. Hem araştırma için kullanılacak materyaller...
Beyin hücreleri yenilenir mi? (Yazıda bulunan avam tabirlerim için tüm bilim dünyasından özür diliyorum.) Benim çocukken öğrendiğim, ama geçmişi yaklaşık 100 yıla dayanan bir bilgi var: Beyin hücreleri yenilenmez. Bu bilgiye göre; beynimizdeki hücrelerin hepsi doğuştan gelir, ...
Ekmekten de soru mu olurmuş? Bak ne anlatacağım sana bu ay Keçeli! Geçen gün akşamüzeri ekmek almak için fırına gittim. Fırıncıya, —Bana iki tane pişmiş ekmek verir misiniz? Dedim. Önce şaşırdı. Sonra duraksadı ve cevapladı: —Hamur satmıyoruz ya kızım, bak hepsi p...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*