14 Yaşındayız!

Merhaba Sevgili Okur;
Bu ay, seninle buluşmuş olmanın heyecanını ayrı bir yaşıyoruz. Çünkü bundan tam 14 yıl önce, etrafımızda olup biten her şeyi gençlerin yaklaşımıyla yorumlama temel prensibiyle dergimiz yayın hayatına başladı. Ve başladığı günden itibaren; şimdi bazısı ahirette, bazısı başka başka yerlerde, bir kısmı da hâlâ maddî manevî varlığıyla yanımızda olanların katkılarıyla bugünlere geldi.

Hâl-i hazırda yayın yönetmenliğini sürdürdüğüm Genç Yorum dergimizin, fedakâr ve pek çalışkan ekibine ve siz değerli okurlarımıza teşekkürü bir borç bilirim. Biz bugüne kadar neleri genç bir yaklaşımla yorumlamadık ki? Sevgiyi, kardeşliği, düzeni, birliği, demokrasiyi, adaleti, eğitimi, ekolojiyi, ekonomiyi, haramı-helali, iyiyi-kötüyü, aşkı-nefreti ve güncel pek çok şeyi… Gayemiz; nüfusun dörtte birini oluşturan kuru bir kalabalık olmaktan çıkıp, geleceği aydınlatan birer yıldız kümesi olduğumuzu, önce kendimize, sonra başkalarına göstermekti. İşte bu güzel gaye için çalışmaya başlayanlara, bu bayrağın buralara taşınmasında emeği geçenlere elbette teşekkür edeceğiz. Onlar bir adım attılar, biz de bu adımı yeni başlangıçlarla ileriye taşımakla kendimizi bahtiyar biliyoruz. Ve bu nedenle bu ayın kapak konusu “başlamak” üzerine.

Başlamanın bizim için mânâsı büyük. Biraz bunu paylaşalım istedik. Çok değerli yazarlarımız da kapak yazılarıyla buna katkıda bulundular. 14 yıl önce “Bismillah” diyerek başlanan ve her ay “Bismillah” diyerek yeniden başladığımız ve inanılmaz lezzet alarak yaptığımız bu işin mükâfatı kendi içinde adeta. Nihai hedefimiz ise rıza-i ilahî tabiî ki. Elbette yorulduğumuz, yıprandığımız ya da “ işin içinden çıkamıyoruz “ dediğimiz zamanlar oldu. Ama zorluklar karşısında pes etmeden, yeniden başlamaya kendimizi ikna ettik. Azaldık, çoğaldık, büyüdük, küçüldük; ama genç olarak kaldık. Gençlerin ve ebedî gençliği arayanların dergisi olarak hafızalara kazındık.

Şimdi sizi dergiyle baş başa bırakmak istiyorum. Zira görüyorum ki, “başlamak” ile ilgili ne düşünüp, ne konuştuysak aslında kendimizi anlatmışız. 14 yıldır bitiremedik biz bu işi sevgili okur, hâlâ güzel bir başlangıçtayız.

Bir buçuk yıl önce başladığımız cânımız Keçelimiz de güçlü kadrosuyla bizimle devam ediyor. Dergimizle olan, bu her ay yeninden yeniye yolculuğumuza, “ben de başlamak istiyorum” diyeniniz varsa, bizimle irtibata geçmek için acele etsin. Zira şimdi “başlamak” zamanıdır.

Yeni başlayan ayınız, baharınız, bayramınız, eğitim-öğretim yılınız hayırlı olsun.

Sevgiyle, hayatınızı adayacağınız mutlu başlamaklarla, Allah’la ve de bizimle kalın…

BENZER KONUDA MAKALELER:

Kur’ân’a bakmak Değerli Genç Yorum Okurları; Elinize geçen bu yeni sayımız Ramazan Ayı’nın güzel bir meyvesi oldu. Kur'ân Ayı olarak vasıflandırılan mübarek Ramazan’da Kur'ân’ı anlamaya, anlatmaya çalıştığımız bir kapak dosyası hazırlamış olmaktan dolayı memnun v...
Bu akla ahlâk gerek Risale-i Nur’da “akıl” meselesi pek çok yerde geçer. Kezâ ahlâk da öyle. İkisinin birbiri ile alâkası ise tartışılmaz bir gerçeklikte konumlanıyor. Biri birisiz olamıyor. Kur'ân-ı Kerîm’de “hiç düşünmez misiniz, akletmez misiniz?” diye soran pek ç...
Zübeyir olmak İnsanın, eşyanın, tarihin şahitliğinde dönüyor dünya denen seyrangâh. Kendisi de şahitlik ediyor, insana, eşyaya, tarihe… Her şey birbirine dönük aynalar, hafızalar gibi adeta. Hafız-ı Hakikî’nin İlahî levhalarında muhafaza ediliyor. Ve âlem şahittir...
Gençlerin Bediüzzaman’ı Yayın hayatına başladığımız günden beri; her iki âlemin de saadeti için -tüm insanlığa- rehber olarak gönderilen kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’i, Risale-i Nur penceresiyle okuyarak, gençliğin can damarı mahiyetindeki ebedî meseleleri akla, ruha, kalbe ve ...
Kâinatın Aşk Penceresi “Hem, kâinat kalbindeki ciddi aşk, bir Mâşuk-u Lâyezalîyi gösterir. Evet, ağacın mahiyetinde olmayan bir şey esaslı bir sûrette meyvesinde bulunmadığı delâletiyle, şecere-i kâinatın hassas meyvesi olan nev-i insandaki ciddi aşk-ı lâhutî gösterir ki, ...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*