KALEMİN NAMUSU

Sevgili Okur;

Bilirsin, bir yazmak meselesidir dergicilik… İnandıklarımızı, dert ettiklerimizi, tefekkürlerimizi, sancılarımızı, ümit ettiklerimizi, göz ardı edemediklerimizi ve dahi her bir meselemizi yazageldik dergimizde; kimi zaman beyaz, kimi zaman siyah, kimi zaman renkli sayfalara, içimizdeki renklerle yazarak ulaştırdık sana…

Bu demlerde, Genç Yorum olarak 13. yılımızı nihayete erdirmeye hazırlanırken, yazmak meselesini biraz yazmak istedik. Yazmanın lüzûmuna, yazmamın mânâsına, yazmanın kalbine yolculuk ettik. Yazmak bir ruhtur; yazanla cisimleşir, ele avuca gelir, başka ruhlara dokunur, kalplere tesir eder bildik… Bunlar kalemin namusu idi.

Yazmak meselesi bir namustu çünkü. Kalemin namusu, yani kanunu vardı. Bir nizama tabiydi. Yazmak bir amaca hizmet etmeli, bir hedefe varmalı, bir hedef sunmalıydı. Edibler ise edebli olmalı, hem de edeb-i İslâmîye ile edeblenmeliydi. Yani bir edebi, adabı olmalıydı yazmanın, yoksa nasıl tesir etsindi.

Sevgili Okur;

Cenab-ı Hakk’tan yazana ve okuyana tesirini halk etmesini istediğimiz bu kapak dosyasını tefekkürlerine havale ediyor, bu mektubumuza senden cevap istiyoruz. İster tefekkürlerini yaz, ister bu sayımız hakkındaki görüşlerini, senden geri bildirim almak istiyoruz. Çünkü bu bize şevk veriyor. Yazılarımız kalbine ulaşıyor mu, ruhuna dokunuyor mu bilmek istiyoruz.

Madem yazmak dedik, kapak dosyası haricindeki yazılardan da bahsedelim sana biraz. 1 yılı aşkındır Keçeli bölümümüz var, görmüşsündür, hatta belki sıkı takipçisi olmuşsundur. İşte orada genç yazar ve çizerler yetişiyor. Her sayıda keyifli, bilgilendiren, meraklandıran, ufuk açan, şevk veren… Göze, kalbe, ruha hitap eden… Güzel olana, farklı olana, ebedî olana çağıran çok özel ve güzel çalışmalar var. Hatta Zürefa bir süredir yeni yazarlarını arıyor. Zürefa’nın misyonuna uygun çalışmaların varsa gönderebilirsin.

Dergimizin diğer bölümleri de birbirinden farklı içerikleriyle seni bekliyor.

Sevgili okur;

Kalbine ve ruhuna, özellikle iyi bak…

Kalemin namusunu koruyanlara selam olsun!

 

BENZER KONUDA MAKALELER:

İnsanı okumak Değerli Okurlarımız; Genç Yorum olarak her ay gündemimize aldığımız konularla “insan”a dair, onu tanıma ve anlama odaklı çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. İnsanın sahip olduğu maddî ve manevî cihazların doğru işlettirilmesi ve insanlığa lâyık bi...
Dindar bir Cumhuriyetçi Değerli Genç Yorum Okurları; 29 Ekim 1923, cumhurî yönetim biçimine geçtiğimiz tarih olarak milletimiz için bir dönüm noktası hükmündedir. Dolayısıyla Ekim ayı, kendisini “Dindar bir Cumhuriyetçi” olarak tanımlayan Bediüzzaman’ın telif ettiği Risa...
Senin üzerine “hak”tır ki… Değerli okur; Dergi yayıncılığında bu ay 15. yılımıza girmiş bulunuyoruz. Adımız gibi yaşımız da oldukça genç, lâkin dergi yayıncılığında 14 yılı geride bırakmak demek, az şey değil. 14 yıl, 168 sayı geride bıraktık; emekler, tecrübeler, zahmetler, ...
İnsanın hikâyesi İnsanın ve insanlığın Hz. Âdem’le (as) başlayan hikâyesinde, terakki ve tekâmül mertebesi Hz. Muhammed’de (asm) doruğa ulaşır. İnsan, nefsiyle girdiği mücadelesinde inişler-çıkışlar, gel-gitler yaşar, insan-ı kâmile ulaşmanın sacayağı diyebileceğimiz...
Sultan-ı Kâinat BİRdir! “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (kendini alçak tutup) minnet çekme. Onlara temelluk edip (dalkavukluk edip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdi...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*