BİR ŞEYLER YAPMALIYIZ!

Bu ay farklı bir şey yapacağım ve editör yazısını ben yazmayacağım. Bir gence bırakacağım bu sayfayı. O gencin adı Enis Sipahi. Kendisi basketbolcu. Eğitimini ve kariyerini şimdilerde ABD’de sürdürüyor. Haziran başlarında eğitim gördüğü Montverde Academy’de yaptığı konuşma ile gündem olmuş, söyledikleri takdir toplamıştı.
Bu ayki kapak konumuz “zaman” olduğu için ve Enis de konuşmasında zamanımızın az kaldığına ve bir şeyler yapmamız gerektiğine vurgu yaptığı için, sözü ona bırakıyorum. Konuşmasından bazı kısımlara aşağıda yer verirken, tamamını dinlemek isteyenler için de konuşma videosunun linkini yazının sonuna bırakacağım.
Sevgili okur; henüz zaman varken “zaman”ı tefekkür edelim ve bir şeyler yapalım. Ömür sermayesi az, lüzumlu işler ise pek çok, unutmayalım…

“…Çok bildiğim bir şey de yok, ama sizlere bazı düşüncelerimi arz etmek istiyorum…
‘Başarı’ kelimesinin anlamı değişti. Başarı peşinde koşarken hepimiz boynuzlarımızı kırıyoruz, ama görüyoruz ki peşinde koştuğumuz şey sadece egoizm, bencillik ve materyalizmden ibaret. O yüzden sizin “başarılı” değil, değerleri olan bir insan olacağınızı ümit ediyorum.”
“Yaşadığımız bu dünya iyi bir yer değil… Bu dünyanın değişmesi gerekiyor. Ve bunu değiştirecek olan bizleriz.”
“Kendimizi geçici ve bir değeri olmayan şeylerle kandırmak yerine, benliğimizi ebedî kalacak değerlere adarsak eğer, o zaman insanları öldüren eczacılar değil, insanları iyileştirmeye çalışan eczacılar olurdu. İnsanları dolandıran girişimciler değil, bize yardım etmeye çalışan girişimciler olurdu. İnsanları köleleştiren iş insanları değil, gerçek hayırseverler olurdu. Kukla siyasetçiler değil, insanlığa hizmet eden gerçek liderler olurdu. Yardımsever, empatisi olan cömert ve çalışkan insanlar olurdu. Bu olmayana savaşı savaşmak yerine, sadece bu dünyayı nasıl daha iyi bir yer yapacağımızı düşünürdük. Emin olun dünyanın ortalama IQ’su en az 40 puan yükselirdi.”
“Açgözlülüğün bizlere ne yaptığını görmemiz lâzım. Sadece verdiklerimizin bizim olduğunu anlamamız lâzım. Eğer herkes varlığının sadece minik bir kısmını paylaşsaydı, dünyadaki bütün insanlar refah içinde yaşardı… Demek istediğim, mezara girerken yanımıza 5 sent bile almayacağız, bu yüzden kendimizi niye yoralım?”
“Gözlerimizin önünde savaş oluyor. Neden bunu görmezden geliyoruz? Neden her şey yolundaymış gibi davranıyoruz? Bizim sorunumuz ne? Sporu kutsalmış gibi takip edip de mazlumların ahının gök kubbeyi doldurduğunun görmezden gelinmesi yüreklerimizi burkuyor.”
“Her gün masum insanlar, çocuklar ve bebekler öldürülüyor. “Bebekler öldürülüyor.” Tabiî ki hiçbirimiz bunu istemiyoruz. Ama soru şu: Kaçımız bu konu hakkında bir şey yapıyoruz?” “Bizim jenerasyonumuzun olağanüstü bir şey yapması gerekiyor. Şu anki eğitim sistemi acınacak durumda. O yüzden ne yaparsanız yapın, o diplomayı nereden alırsanız alın, eğitiminizi asla okullar ile sınırlandırmayın.”
“Bize verilen ilk mesaj “Oku” mesajıdır. Okumamız gerekiyor arkadaşlar. Çok okumamız gerekiyor. Kendimizi bulmanın tek yolu aramaktır. Aramayı sadece öğrenerek yapabiliriz. Dolayısıyla söyleyin bana, bulunmamış bir ruh nasıl yaşayabilir? Ve unutmayın ki, en büyük trajedi yaşayıp da ruhun derinliğini keşfedememektir.”

 

Konuşma videosu için:
https://www.basketball.com.tr/nba/ncaa/enis-sipahiden-amerikada-alkis-alan-konusma

 

 

BENZER KONUDA MAKALELER:

İnsanı okumak Değerli Okurlarımız; Genç Yorum olarak her ay gündemimize aldığımız konularla “insan”a dair, onu tanıma ve anlama odaklı çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. İnsanın sahip olduğu maddî ve manevî cihazların doğru işlettirilmesi ve insanlığa lâyık bi...
Dindar bir Cumhuriyetçi Değerli Genç Yorum Okurları; 29 Ekim 1923, cumhurî yönetim biçimine geçtiğimiz tarih olarak milletimiz için bir dönüm noktası hükmündedir. Dolayısıyla Ekim ayı, kendisini “Dindar bir Cumhuriyetçi” olarak tanımlayan Bediüzzaman’ın telif ettiği Risa...
Senin üzerine “hak”tır ki… Değerli okur; Dergi yayıncılığında bu ay 15. yılımıza girmiş bulunuyoruz. Adımız gibi yaşımız da oldukça genç, lâkin dergi yayıncılığında 14 yılı geride bırakmak demek, az şey değil. 14 yıl, 168 sayı geride bıraktık; emekler, tecrübeler, zahmetler, ...
İnsanın hikâyesi İnsanın ve insanlığın Hz. Âdem’le (as) başlayan hikâyesinde, terakki ve tekâmül mertebesi Hz. Muhammed’de (asm) doruğa ulaşır. İnsan, nefsiyle girdiği mücadelesinde inişler-çıkışlar, gel-gitler yaşar, insan-ı kâmile ulaşmanın sacayağı diyebileceğimiz...
Sultan-ı Kâinat BİRdir! “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (kendini alçak tutup) minnet çekme. Onlara temelluk edip (dalkavukluk edip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdi...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*