ONUN (ASM) MERHAMET VE ADALETİNE MUHTACIZ

Fahr-i Kâinat Efendimizin (asm) beşerî ve nebevî hayatı boyunca Kur’ân’ın bütün emirlerini a’zamî mertebede yaşayıp, tüm insanlığa rehber olduğu güneş gibi bir hakikattir. Beşerî ve nebevî hayatının yanı sıra devlet adamlığı ile de ümmete rehber olan Efendimizin (asm) en belirgin vasıflarından biri de hiç şüphesiz adaletli olmasıydı.

Günümüzde adalet vurgusu, gün geçtikçe zaruret derecesi artan bir ihtiyaç. Geçtiğimiz aylarda “Adalet Aranıyor” sayısı yapmış ve adaleti genel hatlarıyla ele almıştık. Nisan ayı Kutlu Doğum’u içinde barındırması münasebetiyle, bu aylarda Efendimizin (asm), ümmete aciliyetle lâzım olan yönlerini öne çıkarmaya gayret ediyoruz. 2016 Nisan’ında onun (asm) merhamet yönüne vurgu yapmıştık. Kendisinde merhamet ve adaletin birlikte tecelli ettiğini, adeta hemhâl olduğunu söyleyebiliriz. Bu sayımızda da “Adalet Peygamberi” diyerek onun adalet yönünü naçizane sayfalarımıza taşımaya çalıştık.

Kapak dosyamızda: Mustafa Oral, “Merhamet ve adalet Reis Bey”; Süleyman Kösmene, “Adalet dinin temelidir”; Melike Nursultan Üner, “İnsan olmanın adaleti” ve Mücahit Çakır, “Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür” yazılarıyla Efendimiz’in (asm) adalet yönünü ele aldılar.

Bu sayımızın istifadeye medar olmasını ve Efendimizin (asm) şefaatinden nasiplenmemize vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyoruz.

Onu (asm) salât ve selam ile anıyor, sünnet-i seniyyesine uygun yaşayıp, Allah’ın rızasına erişerek, ahirette o Nur (asm) ile birlikte olmayı arzu ediyoruz.

Rabbim bizleri ona (asm) layık ümmet eylesin. Kalemlerimizi o Nur (asm) ile nurlandırsın.

Dualarınızı bekliyoruz değerli Genç Yorum okurları…

Selam ile…

 

BENZER KONUDA MAKALELER:

İnsanın hikâyesi İnsanın ve insanlığın Hz. Âdem’le (as) başlayan hikâyesinde, terakki ve tekâmül mertebesi Hz. Muhammed’de (asm) doruğa ulaşır. İnsan, nefsiyle girdiği mücadelesinde inişler-çıkışlar, gel-gitler yaşar, insan-ı kâmile ulaşmanın sacayağı diyebileceğimiz...
Sultan-ı Kâinat BİRdir! “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (kendini alçak tutup) minnet çekme. Onlara temelluk edip (dalkavukluk edip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdi...
Kur’ân’a bakmak Değerli Genç Yorum Okurları; Elinize geçen bu yeni sayımız Ramazan Ayı’nın güzel bir meyvesi oldu. Kur'ân Ayı olarak vasıflandırılan mübarek Ramazan’da Kur'ân’ı anlamaya, anlatmaya çalıştığımız bir kapak dosyası hazırlamış olmaktan dolayı memnun v...
Bu akla ahlâk gerek Risale-i Nur’da “akıl” meselesi pek çok yerde geçer. Kezâ ahlâk da öyle. İkisinin birbiri ile alâkası ise tartışılmaz bir gerçeklikte konumlanıyor. Biri birisiz olamıyor. Kur'ân-ı Kerîm’de “hiç düşünmez misiniz, akletmez misiniz?” diye soran pek ç...
Zübeyir olmak İnsanın, eşyanın, tarihin şahitliğinde dönüyor dünya denen seyrangâh. Kendisi de şahitlik ediyor, insana, eşyaya, tarihe… Her şey birbirine dönük aynalar, hafızalar gibi adeta. Hafız-ı Hakikî’nin İlahî levhalarında muhafaza ediliyor. Ve âlem şahittir...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*