HEYBELİADA GEZİ REHBERİ

Havaların da ısınması ile tabi ki gezinecek yerler bakınmaya başladık sevgili okur. Belki senin gezi planların zaten vardır, benim mesela bir rota defterim var, ona yazarım merak ettiğim bir yer olursa, “bak buraları ilk boşlukta gezeceğim ha” diye kendime telkinler vererek.

Şimdi, bir kasım ayı gezip gördüğüm Heybeliada izlenimlerimi paylaşacağım seninle. Adalara gitmenin yılın her ayı farklı bir tadı var, ben hiç deniz sezonu açıldığında gitmedim, hep en sakin olacak aylarda gidip tadını çıkarmayı seçtim. Bence en mantıklısı da bu 🙂

Adaların sembolü hâline gelen faytonla yine burada da karşılaşacaksınız, ben  faytona binmiyorum; bisiklet kiralamak da seçenekler arasında, ama yollar hep yokuşlu olduğundan ben tercih etmedim, size bırakıyorum. Şunu da ekleyeyim, adanın içinde iki tepeye tırmanmak suretiyle toplam 13 kilometre yol yürüdük, ama tabi ki çook zevkliydi.

Adaya adım attığınızda hemen solda Deniz Lisesi sizi karşılar. Şimdi kapanmış olan bu askerî lise zamanında çok değer verilen, hatta Tanzimat Dönem’inde yenilendikten sonra Mekteb-i Bahriye-i Şahane adını alan okulun önemli mezunları vardır.

Liseyi arkanıza alıp askerî bölge olan yokuşu çıkmaya başlarsanız, Heybeliada’nın simgelerinden Sanatoryum’a gelirsiniz. Türkiye’nin ilk verem hastanesi. İsmet İnönü, Rıfat Ilgaz gibi birçok ünlü isim bu hastanede kalmış. Sanatoryum 2005’te kapanmış, en son burada Kelebeğin Rüyası adlı film çekilmişti. Sanatoryum’a bakınca insanın içi burkuluyor; binanın âtıl vaziyette olması ayrı, “içinde kim bilir ne acılar gizlidir” düşüncesi ayrı bir üzüyor insanı.

Sanatoryum

Sanatoryum’dan muhteşem manzaralar eşliğinde Çam Limanı’na doğru ilerliyoruz, burası gerçekten harika bir yer. Yazları denize de giriliyor, ama manzarası bile o kadar büyüleyici ki, hele bir de gün batımına denk geldiyseniz… Yolun biraz daha ilerisinde, 1859’da bir keşişin inzivaya çekilmek amacıyla yaptığı ev var ve o ev şu an Terk-i Dünya Manastırı olarak kullanılıyor. Ve siz de bu Ortodoks keşişin neden burada inzivaya çekilmeyi tercih ettiğini manzaranın hayretine düşerek anlıyorsunuz. İçeride manastırın bakımını üstlenen bir aile yaşıyor, onun haricinde kilise sadece ibadet için açılıyor.


Terk-i Dünya Manastırı’ndan Çam Limanı

Çam Limanı’ndan Sanatoryum

 

Adanın bir de Değirmen Burnu kısmı var ki, yine harika manzaralı bir yer ve piknik alanı olarak kullanılıyor, söylemekte fayda var, girişinde ücret alınıyor. Adını da o mevkideki değirmenden alıyor ki, bu değirmen birazdan bahsedeceğim ruhban okulu öğrencilerinin kendi yetiştirdikleri buğdayı öğüttükleri değirmen.

Şimdi içinde Ruhban Okulu’nun olduğu Ayatriada Manastırı’nı görmek için diğer adı Papaz Dağı olan Ümit Tepesi’ne doğru tırmanmaya başlıyoruz. Özel izinle girdiğimiz manastırın görkemli bir giriş kapısı ve bahçesinde buradan mezun olan Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos’un heykeli var. Bu kapıdan da girince yine çok gösterişli olan karşılama salonunun sağından devam ederseniz Ruhban Okulu’na; düz devam edip bahçeden geçerseniz de kiliseye girmiş oluyorsunuz. Ruhban Okulu’nun faaliyetleri 1971’den beri durdurulmuş vaziyette.

Ayatriada Manastırı

Ruhban Okulu
Okulun içi

Okul bahçesi

Bu okulun çok ünlü bir kütüphanesi var. 120 bini aşkın kitabı olan kütüphane yurt içinden ve yurt dışından gelen bağışlarla, okul kapalı hâlde bile olsa canlı tutuluyor. Manastırın bahçesinde ruhbanların etinden sütünden faydalanması için ahır ve kümeslerde tavuk,  inek gibi hayvanlar yetiştiriliyor. Çok bakımlı olan bahçede deniz manzarası eşliğinde bir zamanlar öğrencilerin top oynadığı çim saha, hemen mezarlığın yanında da okulun yurdu bulunuyor. Konum olarak harika bir yerde bulunan manastır, gerek çok bakımlı olmasıyla gerek tertemiz havasıyla insanda değişik duygular uyandırıyor.

Okul yurdu
Sınıf

Kümesler

Ben ne kadar anlatsam da aslında gezip görmek lazım sevgili okur. “Ne harika yerler varmış ya, hu!” demek ve bu güzelliklerle hayrete düşmek lazım!

 

Merve Yavuz
merve@gencyorum.com.tr

BENZER KONUDA MAKALELER:

Öğrenci işi hediye kapmaca Merhaba Keçeli; Bu ay karşına bomba gibi bir fikirle geldim. İddia ediyorum, bu söyleyeceğim şey hem kabiliyetlerini keşfetmene ve geliştirmene yarayacak, hem de zamanını verimli kullanacağın keyifli bir faaliyet imkânı sunacak sana. Hazırsan, gaz...
Dijital eğitim Merhaba Sevgili Keçeliler! Bu ay sizlere dijital eğitim platformlarından bahsetmek istiyorum. Dijitalleşen çağımızda bilgi edinmek isteyene internet derya deniz... Zengin içerikli, etkileşimli, bilgi şelalesinin kaynağından aktığı o kadar güzel pl...
Öğrenci işi eğlencelik: Puzzle Puzzle; nâm-ı diğer YapBoz, daha biz küçücükten itibaren elimize verilen bir aktivite aslında. Bu yüzden burada sana tabiî ki de 'Puzzle nasıl tamamlanır'ı anlatmayacağım. Parçaları birleştirip bütünü elde etmeye çalışıyoruz işte, bu! Belki birazdan ...
Film İşi Öğrencilik Merhaba Sevgili Keçeli! Bu ay sana bir eğlence yöntemi olan film seyretmekten bahsedeceğim. Hepimiz film seyrederken eğleniyoruz değil mi? Bu tabiî ki filmine göre değişen bir şey... Bazısı gerçekten insanı sıkıyor, bazısı da 'izlemesem de olurdu' d...
Öğrenci İşi Spagetti Merhaba Keçeli! Nasılsın geçen aydan beri? Uzun zamandır yemek tarifi yazmadığımızı fark ederek İtalyan mutfağının baş tacı, öğrenci evlerinin vazgeçilmezi makarnayı seçtik bu ayın konusu olarak. Yeterince öğrenci işi olduğunu düşündük biz, sen ne de...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*