İYİSİN TABİ…

—Naber?
—İyidir, senden naber?
—N’olsun işte, iyilik benden de…

Bu diyaloga yabancı değilsin bence. Klasik ve ezber hâle gelmiş bir hâl hatır sormacası. Biraz geçiştirilmiş sözler gibi duruyor. Ya dilimiz ve parmaklarımız alıştığı için böyle oluyor ya da iyi olmama hâlimizi gizlediğimiz için…

İyi kelimesine, iyiliğe sığınıyoruz aslında. Çünkü iyi olmak istiyoruz ve iyiliğe ihtiyacımız var. Ama nedense iyi olacağımız sebepleri görmeyebiliyor, bu nedenle iyilik yapabileceğimiz fırsatları tepiyoruz.

Allah kâinata sağanak sağanak iyilik yağdırırken her an; bizim iyi olmamamız, iyilikten uzak kalmamız, hiç iyi olabilir mi! Bize iyi gelen, iyilik getiren onlarca nimet var dört bir yanımızda. Hayatındaki iyi ve kötü şeyleri otur yaz deseler, iyiler kötüleri geçmez mi dersin? Ben oturup yazdım ve utandım kendimden. Allah’ım ne çok iyi şey yaratmışsın benim için, ama görememişim. İyi olmam için ne çok yol açmışsın, ne çok işaret koymuşsun önüme…

Evet zulümlü bir dünya, evet neredeyse her gün kötü haberler alır olduk, evet felaketler ve ölümler var her dem… Ama hepsinin neticesi iyi olacak şüphesiz. Bunun müjdesini veriyor Sahibimiz. Çünkü hayrı da şerri de mutlak iyilik için yaratan O’dur. Hem şahsî hem de umumî olarak gelen musibetler bizi üzebilir, üzüleceğiz de elbet. Ama, her şey ya hakikaten güzeldir, ya bizzat güzeldir veya neticeleri itibariyle, unutmamalıyız. Kötülüklere sarf etmeden nazarımızı, bizi iyiliğe götürecek işaretleri takip etmeliyiz. Allah şerleri ve şerlileri biz kendimizi kahredelim diye yaratmıyor. Şer ve şerliler ile iyi ve iyilerin mücadelesi bu dünya. Senin tarafın iyilik, farkındasın değil mi? Her şeyin arkasındaki, önündeki, ucundaki iyiyi gör, iyi ol ve iyilik yap. Sana yakışan budur. Sana “fenasın fenasın” dersem fenalaşman mümkün, ama demiyorum. İyilik yapmak istiyorum, iyi ol istiyorum, “iyisin” diyorum; iyisin, iyisin kardeşim… İyi hâlini koru ki, iyi hâl yasasından yararlan ahirette.

Neden iyi olayım ki? Deme! İyi olman için önüne ve ardına serilenleri gör. Göz bunun için verildi sana. Sahi, göz iyi ki var değil mi? Yoksa güneşi, ayı, bulutları, yıldızları, yağmuru, karı nasıl görecektin? Ya sevdiklerini? Sadece gözünü düşününce bile, ‘ne kadar çok iyi şey varmış’ demiyor musun? Tamam, kabul, kötü şeyler de var gördüğün, ama diyorum ya sana, hepsi hayra ve güzele, yani iyiye değişecek. Bütün çirkinlikler, kötülükler toplanıp Cehennem’e gidecek. Biz Cennet’e erzak hazırlamıyor muyuz? O hâlde iyisin değil mi? İyiysen bil ki iyilik seni çağırıyor.

İyilik, kötülerin korkulu rüyası, biliyor musun?
Yalnız iyiliktir tüm kötülükleri durduracak olan, farkında mısın?

Değmiyor ki dünya kötülüğe, görüyor musun?

İnsana iyilik yakışır ancak, iyi ol ki iyilik kazansın, duyuyor musun?

Küçük de olsa bir iyilik yap, bak nasıl iyi olacaksın!

Hele bir dene, kötülüğe iyilikle karşılık ver, gösterecek kendini İYİLİK ETKİSİ…

Gel er kişi niyetine iyilik yapalım, her kişinin harcı değil zaten unutmayalım.
Yeni senemiz, İYİLİK senesi olsun inşaallah.

BENZER KONUDA MAKALELER:

KÂİNATIN AŞK PENCERESİ “Hem, kâinat kalbindeki ciddi aşk, bir Mâşuk-u Lâyezalîyi gösterir. Evet, ağacın mahiyetinde olmayan bir şey esaslı bir sûrette meyvesinde bulunmadığı delâletiyle, şecere-i kâinatın hassas meyvesi olan nev-i insandaki ciddi aşk-ı lâhutî gösterir ki, ...
NEFESİMİZ KESİLMEDEN… “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.” Hz. Ali’den mevkuf bir hadis olarak rivayet edilen bu söz oldukça düşündürdü beni. İnsanın dünyadaki oyun ve oyalanmasının öz bir tarifi adeta. Bu sayıda “Helal yaşamak” üzerine zihinim yoğunlaşmışken, insan...
KENDİNİ BİLMEK, KENDİNİ BULMAK… Değerli Okur; Her ay vakit gelip de bu satırları kaleme aldığım anlar, ‘yaklaşık bir ay boyunca süren dergi hazırlığı aşamasının “ruhunu” nasıl yansıtabilirim’, hassasiyetiyle dolu anlar oluyor. Kapak konumuz belirlendiği andan itibaren zihnimde bir...
BANA ÖN YARGINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİ... “Belki de insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu.” der George Orwell. Sevilmek bizi en çok mutlu eden şeylerin başında geliyor. Sevdiğimiz insanlar tarafından anlaşılamamak da bizi en çok üzen şeylerden desem, sanırım abartmış olmam. Bu durumda,...
14 YAŞINDAYIZ! Merhaba Sevgili Okur; Bu ay, seninle buluşmuş olmanın heyecanını ayrı bir yaşıyoruz. Çünkü bundan tam 14 yıl önce, etrafımızda olup biten her şeyi gençlerin yaklaşımıyla yorumlama temel prensibiyle dergimiz yayın hayatına başladı. Ve başladığı günde...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*