ADLİYE HİÇBİR TESİR ALTINDA KALMAMALI

Hükümetin daireleri içinde en ziyade hürriyetini muhafaza etmeye ve tesirat-ı hariciyeden en ziyade bîtarafane, hissiyatsız bakmakla mükellef olan,
elbette mahkemedir.

 

Hükümetin daireleri içinde en ziyade hürriyetini muhafaza etmeye ve tesirat-ı hariciyeden en ziyade bîtarafane, hissiyatsız bakmakla mükellef olan, elbette mahkemedir. Ben mahkemenin hürriyet-i tammesine istinaden, hürriyetle, hukuk-u hürriyetimi bu suretle müdafaa etmeye hakkım vardır. Evet, her yerde, adliyede mal ve can meseleleri var. Eğer, hakim şahsî hiddet edip bir katili katletse, o hakim katil olur. Demek adliye memurları, hissiyattan ve tesirat-ı hariciyeden bütün bütün azade ve serbest olmazsa, sûreten adalet içinde müthiş günahlara girmek ihtimali var. (…)

Evet, hakim ve mahkeme tarafgirlik şaibesinden müberra ve gayet bîtarafane bakması birinci şart-ı adalet olduğuna dair binler vukuat-ı tarihiyeden, Hazret-i Ali Radiyallahü Anhın hilâfeti zamanında bir Yahudî ile mahkemede beraber oturmaları ve çok padişahların adi adamlar ile mahkeme-i adalette görülmesi gibi çok hâdisât-ı tarihiye var…

Tarihçe-i Hayat, Eskişehir Hayatı, s. 355

***

Adliyede, adalet hakikati ve müracaat eden herkesin hukukunu bilâ-tefrik muhafazaya, sırf hak namına çalışmak vazifesi hükmettiğine binaendir ki, İmam-ı Ali (ra) hilâfeti zamanında bir Yahudi ile beraber mahkemede oturup muhakeme olmuşlar. Hem bir adliye reisi, bir memuru kanunca bir hırsızın elini kestiği vakit, o memurun o zâlim hırsıza hiddet ettiğini gördü, o dakikada o memuru azleyledi. Hem çok teessüf ederek dedi: “Şimdiye kadar adalet namına böyle hissiyatını karıştıranlar pek çok zulmetmişler.”

Evet, hükm-ü kanunu icra etmekte o mahkûma acımasa da hiddet edemez; etse zâlim olur. Hattâ, kısas cezası da olsa, hiddetle katletse, bir nev’î katil olur diye, o hâkim-i âdil demiş.

Tarihçe-i Hayat, s. 861

***

Hazret-i Ömer, hilâfeti zamanında, âdi bir Hıristiyan ile mahkemede birlikte muhâkeme olundular. Halbuki, o Hıristiyan İslâm hükûmetinin mukaddes rejimlerine, dinlerine, kanunlara muhâlif iken, mahkemede onun o hali nazara alınmaması açıkça gösterir ki; adâlet müessesesi hiçbir cereyâna kapılmaz, hiçbir tarafgirliğe kaymaz. Bu, din ve vicdan hürriyetinin bir ana umdesidir ki, komünist olmayan Şarkta, Garbda, bütün dünya adâlet müesseselerinde cârî ve hâkimdir.

Tarihçe-i Hayat, s. 1000

***

Saadet-i beşeriye dünyada adaletle olabilir. Adalet ise, doğrudan doğruya Kur’ân’ın gösterdiği yol ile olabilir. (…) Eğer beşer çabuk aklını başına alıp adalet-i İlâhiye namına ve hakaik-i İslâmiye dairesinde mahkemeler açmazsa, maddî ve mânevî kıyametler başlarına kopacak, anarşilere, Ye’cüc ve Me’cüclere teslim-i silâh edecekler diye kalbe ihtar edildi.

Hutbe-i Şamiye, s. 83

***

Son sözüm: Cenâb-ı Hak, hâkimleri adalet-i hakikiyeye muvaffak etsin. Âmin.

Şuâlar, s. 623

 

Bediüzzaman Said Nursî

 

ﻋﺪﻟﻴﻪ‌ﻫﻴﭻ ﺑﺮ ﺗﺄﺛﻴﺮ آلتنده قالمامالي 

 ﺣﻜﻮﻣﺘﯔ ﺩﺍﺋﺮﻩ‌ﻟﺮﻯ ﺍﻳﭽﻨﺪﻩ ﺃﯓ ﺯﻳﺎﺩﻩ ﺣﺮّﻳﺘﻨﻰ ﻣﺤﺎﻓﻈﻪ ﺍﻳﺘﻤﮕﻪ ﻭ ﺗﺄﺛﻴﺮﺍﺕِ ﺧﺎﺭﺟﻴﻪ‌ﺩﻥ ﺃﯓ ﺯﻳﺎﺩﻩ ﺑﻰ‌ﻃﺮﻓﺎﻧﻪ، ﺣﺴّﻴﺎﺗﺴﺰ ﺑﺎﻗﻤﻘﻠﻪ ﻣﻜﻠّﻒ ﺍﻭﻟﺎﻥ ﺃﻟﺒﺘﻪ ﻣﺤﻜﻤﻪ‌ﺩﺭ. ﺑﻦ، ﻣﺤﻜﻤﻪ‌ﻧﯔ ﺣﺮّﻳﺖِ ﺗﺎﻣّﻪ‌ﺳﻨﻪ ﺇﺳﺘﻨﺎﺩًﺍ، ﺣﺮّﻳﺘﻠﻪ ﺣﻘﻮﻕِ ﺣﺮّﻳﺘﻤﻰ ﺑﻮ ﺻﻮﺭﺗﻠﻪ ﻣﺪﺍﻓﻌﻪ ﺍﻳﺘﻤﮕﻪ ﺣﻘّﻢ ﻭﺍﺭﺩﺭ. ﺃﻭﺕ ﻫﺮ ﻳﺮﺩﻩ، ﻋﺪﻟﻴﻪ‌ﺩﻩ ﻣﺎﻝ ﻭ ﺟﺎﻥ ﻣﺴﺌﻠﻪ‌ﻟﺮﻯ ﻭﺍﺭ. ﺃﮔﺮ ﺣﺎﻛﻢ ﺷﺨﺼﻰ ﺣﺪّﺕ ﺍﻳﺪﻭﺏ ﺑﺮ ﻗﺎﺗﻠﻰ ﻗﺘﻞ ﺍﻳﺘﺴﻪ، ﺍﻭ ﺣﺎﻛﻢ ﻗﺎﺗﻞ ﺍﻭﻟﻮﺭ. ﺩﻳﻤﻚ ﻋﺪﻟﻴﻪ ﻣﺄﻣﻮﺭﻟﺮﻯ، ﺣﺴّﻴﺎﺗﺪﻥ ﻭ ﺗﺄﺛﻴﺮﺍﺕِ ﺧﺎﺭﺟﻴﻪ‌ﺩﻥ ﺑﺘﻮﻥ ﺑﺘﻮﻥ ﺁﺯﺍﺩﻩ ﻭ ﺳﺮﺑﺴﺖ  ﺍﻭﻟﻤﺎﺯﺳﻪ، ﺻﻮﺭﺓً ﻋﺪﺍﻟﺖ ﺍﻳﭽﻨﺪﻩ ﻣﺪﻫﺶ ﮔﻨﺎﻫﻠﺮﻩ ﮔﻴﺮﻣﻚ ﺇﺣﺘﻤﺎﻟﻰ ﻭﺍﺭ (…)

ﺃﻭﺕ، ﺣﺎﻛﻢ ﻭ ﻣﺤﻜﻤﻪ ﻃﺮﻓﮕﻴﺮﻟﻚ ﺷﺎﺋﺒﻪ‌ﺳﻨﺪﻥ ﻣﺒﺮّﺍ ﻭ ﻏﺎﻳﺖ ﺑﻰ‌ﻃﺮﻓﺎﻧﻪ ﺑﺎﻗﻤﺎﺳﻰ ﺑﺮﻧﺠﻰ ﺷﺮﻁِ ﻋﺪﺍﻟﺖ ﺍﻭﻟﺪﻳﻐﻨﻪ ﺩﺍﺋﺮ ﺑﻴﯖﻠﺮ ﻭﻗﻮﻋﺎﺕِ ﺗﺎﺭﻳﺨﻴﻪ‌ﺩﻥ، ﺣﻀﺮﺕِ ﻋﻠﻰ ﺭﺿﻰ ﺍﻟﻠَّﻪ‌ﻋﻨﻬﯔ ﺧﻠﺎﻓﺘﻰ ﺯﻣﺎﻧﻨﺪﻩ ﺑﺮ ﻳﻬﻮﺩﻯ ﺍﻳﻠﻪ ﻣﺤﻜﻤﻪ‌ﺩﻩ ﺑﺮﺍﺑﺮ ﺍﻭﻃﻮﺭﻣﻪ‌ﻟﺮﻯ ﻭ ﭼﻮﻕ ﭘﺎﺩﺷﺎﻫﻠﺮﯓ، ﻋﺎﺩﻯ ﺁﺩﻣﻠﺮ ﺍﻳﻠﻪ ﻣﺤﻜﻤﻪٔ‌ِ ﻋﺪﺍﻟﺘﺪﻩ ﮔﻮﺭﻭﻟﻤﻪ‌ﺳﻰ ﮔﺒﻰ ﭼﻮﻕ ﺣﺎﺩﺛﺎﺕِ ﺗﺎﺭﻳﺨﻴﻪ ﻭﺍﺭ

***

ﻋﺪﻟﻴﻪ‌ﺩﻩ ﻋﺪﺍﻟﺖ ﺣﻘﻴﻘﺘﻰ ﻭ ﻣﺮﺍﺟﻌﺖ ﺍﻳﺪﻥ ﻫﺮﻛﺴﯔ ﺣﻘﻮﻗﻨﻰ ﺑِﻠﺎ ﺗﻔﺮﻳﻖ ﻣﺤﺎﻓﻈﻪ‌ﻳﻪ، ﺻِﺮﻑ ﺣﻖ ﻧﺎﻣﻨﻪ ﭼﺎﻟﻴﺸﻤﻖ ﻭﻇﻴﻔﻪ‌ﺳﻰ ﺣﻜﻢ ﺍﻳﺘﺪﻳﮕﻨﻪ ﺑﻨﺎﺀًﺩﺭ ﻛﻪ؛ ﺇﻣﺎﻡِ ﻋﻠﻰ  ﺭﺿﻰ ﺍﻟﻠَّﻪ‌ﻋﻨﻪ  ﺧﻠﺎﻓﺘﻰ ﺯﻣﺎﻧﻨﺪﻩ ﺑﺮ ﻳﻬﻮﺩﻯ ﺍﻳﻠﻪ ﺑﺮﺍﺑﺮ ﻣﺤﻜﻤﻪ‌ﺩﻩ ﺍﻭﻃﻮﺭﻭﺏ، ﻣﺤﺎﻛﻤﻪ ﺍﻭﻟﻤﺸﻠﺮ. ﻫﻢ ﺑﺮ ﻋﺪﻟﻴﻪ ﺭﺋﻴﺴﻰ ﺑﺮ ﻣﺄﻣﻮﺭﻯ، ﻗﺎﻧﻮﻧﺠﻪ ﺑﺮ ﺧﻴﺮﺳﺰﯓ ﺃﻟﻨﻰ ﻛﺴﺪﻳﮕﻰ ﻭﻗﺖ ﺍﻭ ﻣﺄﻣﻮﺭﯓ ﺍﻭ ﻇﺎﻟﻢ ﺧﻴﺮﺳﺰﻩ ﺣﺪّﺕ ﺍﻳﺘﺪﻳﮕﻨﻰ ﮔﻮﺭﺩﻯ. ﺍﻭ ﺩﻗﻴﻘﻪ‌ﺩﻩ ﺍﻭ ﻣﺄﻣﻮﺭﻯ ﻋﺰﻝ ﺍﻳﺘﺪﻯ. ﻫﻢ ﭼﻮﻕ ﺗﺄﺳّﻒ ﺍﻳﺪﻩ‌ﺭﻙ ﺩﻳﺪﻯ: ﺷﻴﻤﺪﻯ‌ﻳﻪ ﻗﺪﺭ ﻋﺪﺍﻟﺖ ﻧﺎﻣﻨﻪ ﺑﻮﻳﻠﻪ ﺣﺴّﻴﺎﺗﻨﻰ ﻗﺎﺭﻳﺸﺪﻳﺮﺍﻧﻠﺮ ﭘﻚ ﭼﻮﻕ ﻇﻠﻢ ﺍﻳﺘﻤﺸﻠﺮ.

ﺃﻭﺕ ﺣُﻜﻢِ ﻗﺎﻧﻮﻧﻰ ﺇﺟﺮﺍ ﺍﻳﺘﻤﻜﺪﻩ ﺍﻭ ﻣﺤﻜﻮﻣﻪ ﺁﺟﻴﻤﺎﺳﻪ ﺩﻩ ﺣﺪّﺕ ﺍﻳﺪﻩ‌ﻣﺰ، ﺍﻳﺘﺴﻪ ﻇﺎﻟﻢ ﺍﻭﻟﻮﺭ. ﺣﺘّﻰ ﻗﺼﺎﺹ ﺟﺰﺍﺳﻰ ﺩﻩ ﺍﻭﻟﺴﻪ ﺣﺪّﺗﻠﻪ ﻗﺘﻞ ﺍﻳﺘﺴﻪ، ﺑﺮ ﻧﻮﻉ ﻗﺎﺗﻞ ﺍﻭﻟﻮﺭ ﺩﻳﻴﻪ ﺍﻭ ﺣﺎﻛﻢِ ﻋﺎﺩﻝ ﺩﻳﻤﺶ

***

 ﺣﻀﺮﺕِ ﻋُﻤَﺮ، ﺧﻠﺎﻓﺘﻰ ﺯﻣﺎﻧﻨﺪﻩ ﻋﺎﺩﻯ ﺑﺮ ﺧﺮﺳﺘﻴﺎﻥ ﺍﻳﻠﻪ ﻣﺤﻜﻤﻪ‌ﺩﻩ ﺑﺮﻟﻜﺪﻩ ﻣﺤﺎﻛﻤﻪ ﺍﻭﻟﻮﻧﺪﻳﻠﺮ. ﺣﺎﻟﺒﻮﻛﻪ ﺍﻭ ﺧﺮﺳﺘﻴﺎﻥ، ﺇﺳﻠﺎﻡ ﺣﻜﻮﻣﺘﻨﯔ ﻣﻘﺪّﺱ ﺭﮊﻳﻤﻠﺮﻳﻨﻪ، ﺩﻳﻨﻠﺮﻳﻨﻪ، ﻗﺎﻧﻮﻧﻠﺮﻩ ﻣﺨﺎﻟﻒ ﺍﻳﻜﻦ، ﻣﺤﻜﻤﻪ‌ﺩﻩ ﺍﻭﻧﯔ ﺍﻭ ﺣﺎﻟﻰ ﻧﻈﺮﻩ ﺁﻟﻴﻨﻤﺎﻣﺴﻰ ﺁﭼﻴﻘﺠﻪ ﮔﻮﺳﺘﺮﺭ ﻛﻪ، ﻋﺪﺍﻟﺖ ﻣﺆﺳّﺴﻪ‌ﺳﻰ ﻫﻴﭻ ﺑﺮ ﺟﺮﻳﺎﻧﻪ ﻗﺎﭘﻴﻠﻤﺎﺯ، ﻫﻴﭻ ﺑﺮ ﻃﺮﻓﮕﻴﺮﻟﮕﻪ ﻗﺎﻳﻤﺎﺯ. ﺑﻮ، ﺩﻳﻦ ﻭ ﻭﺟﺪﺍﻥ ﺣﺮّﻳﺘﻨﯔ ﺑﺮ ﺁﻧﺎ ﻋﻤﺪﻩ‌ﺳﻴﺪﺭ ﻛﻪ؛ ﻗﻮﻣﻮﻧﻴﺴﺖ ﺍﻭﻟﻤﻴﺎﻥ ﺷﺮﻗﺪﻩ، ﻏﺮﺑﺪﻩ، ﺑﺘﻮﻥ ﺩﻧﻴﺎ ﻋﺪﺍﻟﺖ ﻣﺆﺳّﺴﻪ‌ﻟﺮﻧﺪﻩ ﺟﺎﺭﻯ ﻭ ﺣﺎﻛﻤﺪﺭ

***

سعادت بشريه دنياده عدالت ايله اولابيلير. عدالت ايسه، طوغريدن طوغرى يه قرآنك كوسترديگي يول ايله اولابيلير. (…) اگر بشر چابوق عقلني باشنه آلوب عدالت الهيه نامنه و حقاءق اسلاميه داءره سنده محكمه لر آچمازسه، مادي و معنوى قيامتلر باشلرينه قوپاجق، آنارشيلره، يأجوج و مأجوجلره تسليم سلاح ايده جكلر دييه، قلبه اخطار ايديلدي

***

  ﺻﻮﯓ ﺳﻮﺯﻡ: ﺟﻨﺎﺏِ ﺣﻖ، ﺣﺎﻛﻤﻠﺮﻯ ﻋﺪﺍﻟﺖِ ﺣﻘﻴﻘﻴﻪ‌ﻳﻪ ﻣﻮﻓّﻖ ﺍﻳﺘﺴﻴﻦ. ﺁﻣﻴﻦ

 

BENZER KONUDA MAKALELER:

Ramazan orucu, kula “kul olduğunu” bildirir Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesinedarbe vurur kırar; aczini, zaafını, fakrını gösterir, abd olduğunu bildirir. Birinci Nükte Ramazan-ı Şerifteki savm, İslâmiyetin erkân-ı hamsesinin birincilerindendir. Hem şe...
Ahiret ticaretinin kudsî pazarı Üç Aylar Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerif’te yüzden geçer, Şaban-ı Muazzam’da üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarek’te bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir’de otuz bine çıkar. Aziz, Sıddık Kardeşlerim! Bugü...
Ebedî bir gençlik sizi bekliyor Merak etmeyiniz! Sizin ebedî bir gençliğiniz var, gelecek. Ve parlak bir hayat ve nihayetsiz bir ömür sizi bekliyor. Nev-i insanın dörtten birini teşkil eden çocuklar, ahiret imanıyla insanca yaşayabilirler ve insaniyetin istidadlarını taşıyabilirl...
Sev! Ama Cenâb-ı Hak Namına… Sevdiklerini, sevme demiyoruz. Belki, onları Cenab-ı Hakk'ın hesabına ve O'nun muhabbeti namına sev deriz. Mühim Bi̇r Suâl Diyorsunuz ki: “Muhabbet ihtiyârî değil. Hem, ihtiyac-ı fıtrîye binaen, leziz taamları ve meyveleri severim, peder ve val...
Helâl Dairesi Geniştir, Keyfe Kâfi Gelir Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur. Feraiz-i İlâhiye ise hafiftir, azdır. Allah’a abd ve asker olmak öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilmez.   “Madem her şey elimizden çıkacak, fânî olup kaybol...
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî hakkında 32 makale
Kur’an’ı çağa tefsir ederek, “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, bu dünyadaki vazifem nedir?” sorularına cevaplar sunan, “iman-ı tahkiki”, “ahlâk” ve “istikamet” rehberi Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*