AĞUSTOS SAYIMIZ ÇIKTI!

Ekran bağımlılığı boynu büküyor

Genç Yorum dergisi Ağustos ayında, yine dolu dolu bir sayıyla karşınıza çıkıyor. Bu ay, ekran bağımlılığını konu alan dergi, “Başın öne eğilmesin” nidasıyla okurlarına sesleniyor.

Ebedî gençliğini düşünenlerin dergisi Genç Yorum, Bediüzzaman’ın, “En bahtiyar odur ki, …mâlâyâ’ni şeylerle ömrünü telef etmesin” ifadesinden yola çıkarak; son birkaç yıldır kullanımı hızla artan, tüm yaş gruplarının ilgi odağı haline gelen; akıllı telefon, tablet ve LCD’lerin vaktimizin çoğunu almasından dem vuruyor ve günün çoğunu ekrana bakarak, başı öne eğik geçiren gençlere sesleniyor.

Ve herkesi başları ekrandan kaldırıp düşünmeye, kendini sorgulamaya, hayattaki hedef ve gayeleri gözden geçirmeye davet ediyor.

Ayşenur Aydoğdu, Kendini affetmek gibi; Mustafa Oral, Eski sosyal medya: Bayram Sineması; Ersin Acar, Yakınlığın beklenen imtihanı; Hasan Yüksel, Boynu bükükler; Adnan Nacir, Çevrim teorisi yazılarıyla kapak dosyasına katkı sağlıyor.

 

Keçeli’de bu ay…

Keçeli bölümünde yer alan; Her Telden, Çay Saati, Ehl-i Tivit, Zürefâ, Eskimez Yazı, Hayalnâme, Feyâlilaceb, Öğrenci İşi ve Taşlı Tarla sayfaları bu ay da birbirinden özgün çalışmalarla karşınıza çıkıyor.

 

Başka neler var?

Mervenur Biçer Çetinkaya ve Rahvan Nur’un çalışmalarıyla renk kattığı Şiir sayfası ve İlknur Fatma Kemerli’nin hazırladığı Kültür-Sanat sayfasının yanı sıra Anlamlı Yorum sayfasına Halil Çiftçi misafir oluyor. Her ay olduğu gibi Haber Yorum, Yeşil Yorum, Nurlu Yorum, Foto Yorum, Veda Yazıları, Zihnin Çarkları, Keyfince Lügât, Herkes İçin Sanat, Karikatür ve Tekno Haber sayfaları da dergide sizi bekleyenler arasında.

Genç Yorum Darbeye Lanet başlığı altında Kur’ân-ı Kerîm’den, Hadîs-i Şerif’lerden ve Risale-i Nur’dan aldığı referanslarla, her türlü darbe, darbe girişimi ve terör faaliyetlerinin her zaman karşısında olduğunu bildiriyor, şehitlere rahmet diliyor.

 

 

BENZER KONUDA MAKALELER:

Bilgisayar oyunu bağımlılığı Her şey, öncelikle hayatımıza bilgisayarların girmesiyle başladı. İnternet bağlantısının eklenmesiyle de bizi arayan kişilerin telefonda meşgul tonu dinleme süreleri de bir hayli arttı tabiî. Bunlarla birlikte doğal olarak oynanan oyunlar da gelişmey...
Boynu bükükler Henüz buzdolabı yokken, yiyecekleri korumak için dağlardan buz kesilir ve şehirde satılırmış. Sıcak bir yaz gününde bir şeyh müritleriyle birlikte şehirde gezerken böyle bir buz satıcısına rastlar. Satıcı, “Sermayesi eriyip giden şu adama acıyın” diy...
Eski sosyal medya: Bayram sineması Bizim çocukluğumuzda bayramlar buluşma, kaynaşma, sohbet ve barış günleriydi. Komşularla Adile Naşit ve Münir Özkul’un oynadığı Bayram Sinemaları seyrederdik. O zamanlar internet, akıllı telefon, sosyal medya, renkli TV yoktu. Yine de babam serseri o...
Kendini affetmek gibi… Önceleri ona bakmak uzaktaki bir dosta bakmak gibiydi. Tıpkı, bir dost çağırdığında gitmek gibi… Sonraları; Sana bakmak, Sana gelmek gibi oldu. Öyle ki, bazen ikiniz aynı anda çağırdınız, ben ona gittim. Doğruya doğru ya, bir seksen iki ekranlıya kap...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*