Rahmet’e muhtacız

Değerli Genç Yorum Okuru;

Nevrûz-u Sultânî’yi henüz geride bırakmışken, ülkemiz ve tüm insanlık adına bahar bayramı yaşanacak günlerin yakın olmasını Rahîm-i mutlaktan ümit ediyoruz.

Nisan demek; baharın ta kendisi demek, Rahmet yağmurları demek, Efendimiz’in (asm) kutlu doğumu demek… Mübarek üç ayların başlangıcı da demek. Her yönüyle Rahmet’i kapsayan bir aya girmiş bulunuyoruz. Ümmetçe ve dahi bütün âdemoğlu olarak Rahmet’in sonsuzluğuna muhtaç bir hâldeyiz, her zamankinden fazla hem de…

Yakın zamandaki, “Hepimiz Kardeşiz” ve “Kutuplaşma” sayılarımızda ve daha birçok kapak dosyamızda ele aldığımız konularla, insanlığın içinde bulunduğu vahim durumu çareleriyle masaya yatırmıştık. Bu sayımız bir merhem niteliğinde olabilir ümidindeyiz. Rahmet’in bizi çağıran sonsuz sesine kulak vermeliyiz. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasınız.” ( A’râf, 204) Buyuruyor Rabbimiz. Tüm insanlık ve özellikle biz Müslümanlar, Kur’ân’ın semavî sesine tam kulak verdiğimiz, duyduklarımızla tam amel ettiğimiz zaman, Rahmet bizi sarıp kuşatacaktır şüphesiz. Cenab-ı Hak Rahîm ve Kerîm’dir, bizler hatalara, günahlara bulaşsak da bize acır ve bizden çabucak yüz çevirmez; ama Rahmet’in tam celbine lâyık olabilmek için farkında ve şuurlu bir yaşam sürdürmemiz gerekiyor.

İşte Nisan bir fırsat… Bahar bir fırsat. Rahmet yağmurları, üç aylar ve kutlu doğum bize kucak açıyor şimdilerde. Unuttuklarımızı hatırlatıyor, yanıldıklarımızı düzeltiyor, kaçırdığımız fırsatları yine, yeni, yeniden sunuyor bizlere; Rahmet-i İlâhiye’den bir lütuf olarak…

Şimdi duaya durma vakti, her zamankinden daha ziyâde. “Allah’ım, âlemlere Rahmet olarak gönderdiğin zata benzemek istiyoruz, bizi onun ahlâkıyla ahlâklandır.” demeli ve çokça gayret etmeliyiz.

Bu vesile ile okurlarımızın ve tüm ümmetin mübarek üç aylarını tebrik eder, affa, şefkate, Rahmet’e müstehak olmamızı temenni ve dua ederiz. Rabbim bizleri kendisine lâyık kul, Efendimiz Muhammed Mustafa’ya (asm) lâyık ümmet eylesin, bu mübarek zamanlardan istifademizi tam eylesin inşaallah.

Ömrünüz ve ahiretiniz baharlara gebe olsun efendim…

 

BENZER KONUDA MAKALELER:

ONUN (ASM) MERHAMET VE ADALETİNE MUHTACIZ Fahr-i Kâinat Efendimizin (asm) beşerî ve nebevî hayatı boyunca Kur'ân’ın bütün emirlerini a'zamî mertebede yaşayıp, tüm insanlığa rehber olduğu güneş gibi bir hakikattir. Beşerî ve nebevî hayatının yanı sıra devlet adamlığı ile de ümmete rehber olan...
O (asm) hâlâ ümmetinin başında, hâlâ hayy ve hayat... 14 asır evvel bir seda yükseldi Mekke’den. Mekke halkı bu sese aşinaydı gerçi. Belki de asıl bize hitap vardı o seste. Bir veda konuşmasıydı bu. Bedenen dünyadan ayrılacağını haber veriyordu O Zat (asm). Konuşması veda gibiydi, ama manen hayy ve haya...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*