O (asm) hâlâ ümmetinin başında, hâlâ hayy ve hayattar

14 asır evvel bir seda yükseldi Mekke’den. Mekke halkı bu sese aşinaydı gerçi. Belki de asıl bize hitap vardı o seste. Bir veda konuşmasıydı bu. Bedenen dünyadan ayrılacağını haber veriyordu O Zat (asm). Konuşması veda gibiydi, ama manen hayy ve hayattar olacağını da hissettiriyordu ümmetine.

Şöyle diyordu gitmeden: “Ey müminler! “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allahın kitabı Kur an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.”

 Asırlar geçti, hava zerreleri onun sedasını ilk günkü canlılığıyla taşıyor hâlâ ümmete. O (asm), ümmetinin başında adeta bir koruyucu gibi var oluyor Rabbin izniyle. Sahi, Rab Sevgilisini elbet daim hayy eyleyecekti. Zirâ O’nun varlığı sebepti kainâtın devamına. O hayatta ise, getirdiği hükümler güncelliğini ve geçerliliğini ilk günkü gibi koruyorsa, neydi ümmeti tarifi zor şu duruma düşüren? Neydi kulluk bilincini sarsan, kardeşi kardeşe kırdıran, bir arada yaşamayı böylesine zorlaştıran?

Cevap çok uzaklarda değildi. Hepimizin vicdanı bağırıyordu aslında, O’nun (asm) ahlâkından uzaklaştıkça bu hâle geldiğimizi. O halde silkinmeli, kendine gelmeli, sünnet-i Muhammedî’ye sımsıkı sarılmalı, O’nun (asm) ahlâkı ile ahlâklanmalı. Kardeş olduğumuzu hatırlayıp, nefsimize, enemize söz geçirmeli ve bir arada yaşama ahlâkını edinmek için seferber olunmalı.

Bu düşüncelerden hareketle ve Kutlu Doğum münasebetiyle Efendimiz’in (asm) ahlâkını anlatmaya, onun rehberliğini hatırlatmaya gayret ettik.

Peygamber Efendimiz’i (asm) ve asr-ı saadetin önder hanımlarını anlatan kitaplarıyla tanıdığımız, Edebiyat öğretmeni Nuriye Çeleğen ile ahlâk bağlamında Efendimiz’i (asm) konuştuk. “Ahlâk bir ruh hâlidir” başlıklı röportajımız ön sayfalarda sizleri bekliyor.

Bu ay yazılarımızın çoğunluğu genç kalemlerden oluşuyor ve bu bizlere müthiş bir şevk veriyor.

Rabbim bizleri Sultan-ı Kâinat’ın Sevgilisi, Efendimiz Muhammed Mustafa’ya (asm) layık ümmet eylesin inşaAllah.

Kutlu Doğum ayınızı tebrik eder, Mayıs sayımızda buluşmak ümidiyle, güzel ahlâkta birbirimize örnek olduğumuz bir ömür dileriz…

BENZER KONUDA MAKALELER:

Sultan-ı Kâinat BİRdir! “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (kendini alçak tutup) minnet çekme. Onlara temelluk edip (dalkavukluk edip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdi...
Kur’ân’a bakmak Değerli Genç Yorum Okurları; Elinize geçen bu yeni sayımız Ramazan Ayı’nın güzel bir meyvesi oldu. Kur'ân Ayı olarak vasıflandırılan mübarek Ramazan’da Kur'ân’ı anlamaya, anlatmaya çalıştığımız bir kapak dosyası hazırlamış olmaktan dolayı memnun v...
Bu akla ahlâk gerek Risale-i Nur’da “akıl” meselesi pek çok yerde geçer. Kezâ ahlâk da öyle. İkisinin birbiri ile alâkası ise tartışılmaz bir gerçeklikte konumlanıyor. Biri birisiz olamıyor. Kur'ân-ı Kerîm’de “hiç düşünmez misiniz, akletmez misiniz?” diye soran pek ç...
Zübeyir olmak İnsanın, eşyanın, tarihin şahitliğinde dönüyor dünya denen seyrangâh. Kendisi de şahitlik ediyor, insana, eşyaya, tarihe… Her şey birbirine dönük aynalar, hafızalar gibi adeta. Hafız-ı Hakikî’nin İlahî levhalarında muhafaza ediliyor. Ve âlem şahittir...
Gençlerin Bediüzzaman’ı Yayın hayatına başladığımız günden beri; her iki âlemin de saadeti için -tüm insanlığa- rehber olarak gönderilen kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’i, Risale-i Nur penceresiyle okuyarak, gençliğin can damarı mahiyetindeki ebedî meseleleri akla, ruha, kalbe ve ...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*