Mizah ciddi bir iştir

Mizahın izahı olmaz, izahı olursa mizah olmaz, deriz hep. Lâkin, ‘Mizah nedir?’ diye bir soru sorulacaksa, bunun izahına da gerek duyulacaktır. O halde mizah ciddi bir iştir, güldürmenin ötesindedir.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan karikatür krizi ve Paris’te bir dergiye yapılan saldırının ardından, karikatür ve mizah hemen herkesin gündemi olmaya başladı. Sözünü ettiğimiz dergiye, karikatür yoluyla hem tepki hem de destek gelirken, akıllarda ‘Mizah nasıl olmalıdır, karikatür neye hizmet eder, mizahın amacı nedir?’ gibi sorular dönüp durdu. Herkes bir şekilde izah gayretine girdi.

Biz de Genç Yorum olarak bu ay, kapak konumuz için mizah ve karikatür konusunu gündemimize aldık. Çizerlik mesleğine gönül vermiş ehil kişilerle, çizgiler üzerinden mizahı konuştuk.

Yeni Asya gazetesinin ünlü karikatüristi İbrahim Özdabak ve Can Kardeş Yayın Koordinatörü, çizer Demirhan Kadıoğlu ile, karikatürü ve mizahı, karikatürün neye hizmet etmesi gerektiğini, kendilerinin karikatürlerle neyi anlatmaya çalıştıklarını ve genç çizerlere tavsiyelerini konuştuk.

Ayrıca, Amerikan karşıtlığı, İsrail’in Filistin tutumu karşıtlığı ve Filistin halkı destekli karikatürleriyle tanınan, dünyaca ünlü Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff ile gerçekleştirdiğimiz röportaj da sizler için bu sayıda yer alıyor.

Mizahın ciddi bir iş olduğunu ve bunun en etkili şekilde çizgilerle yansıtıldığını nazara verdiğimiz bu kapak çalışmamızda, mizahın ve mizahı çizgilere yansıtmanın her şeyden öte bir zekâ işi olduğunu görmüş olduk. Zekâ ile beraber bilgi, tecrübe ve hayal gücünün birleşiminden doğduğunu da…

Gündemler sürekli değişirken, bu gündemleri belirleyen, yönlendiren etkili bir güç olan haberi ve haberciliği konuştuğumuz bir röportajımız da bu sayımızda sizlerle.

25 yıllık televizyon haberciliği tecrübesiyle Kaan Yakuphan, önemli değerlendirmelerde bulunarak sorularımızı cevapladı.

Çeşitli konularda yazı ve denemelerle de zengin bir içeriğe sahip olan dergimizle sizleri başbaşa bırakırken, istifadeli ve keyifli okumalar diliyoruz.

BENZER KONUDA MAKALELER:

Hiçbir şey kaybolmayacak İnsan, şu devamsız dünyada gördüğü, dokunduğu, tattığı, duyduğu, yaşadığı, sevdiği, hissettiği, alıştığı hiçbir güzelliğin, hiçbir mânânın kaybolmasını istemiyor. Hepsi daimî olarak saklansın istiyor, her şeyi korumaya, saklamaya gücü yeten bir (ve t...
İnsanı okumak Değerli Okurlarımız; Genç Yorum olarak her ay gündemimize aldığımız konularla “insan”a dair, onu tanıma ve anlama odaklı çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. İnsanın sahip olduğu maddî ve manevî cihazların doğru işlettirilmesi ve insanlığa lâyık bi...
Dindar bir Cumhuriyetçi Değerli Genç Yorum Okurları; 29 Ekim 1923, cumhurî yönetim biçimine geçtiğimiz tarih olarak milletimiz için bir dönüm noktası hükmündedir. Dolayısıyla Ekim ayı, kendisini “Dindar bir Cumhuriyetçi” olarak tanımlayan Bediüzzaman’ın telif ettiği Risa...
Senin üzerine “hak”tır ki… Değerli okur; Dergi yayıncılığında bu ay 15. yılımıza girmiş bulunuyoruz. Adımız gibi yaşımız da oldukça genç, lâkin dergi yayıncılığında 14 yılı geride bırakmak demek, az şey değil. 14 yıl, 168 sayı geride bıraktık; emekler, tecrübeler, zahmetler, ...
İnsanın hikâyesi İnsanın ve insanlığın Hz. Âdem’le (as) başlayan hikâyesinde, terakki ve tekâmül mertebesi Hz. Muhammed’de (asm) doruğa ulaşır. İnsan, nefsiyle girdiği mücadelesinde inişler-çıkışlar, gel-gitler yaşar, insan-ı kâmile ulaşmanın sacayağı diyebileceğimiz...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*