En yüksek gür sada, İslâm’ın sadasıdır!

Asrın Müceddidi, “İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez” derken, şüphesiz bugünleri de nazara vermişti. İslâm’ın söndürülemez bir güneş olduğunu ve her türlü lekeden temiz olduğunu bütün dünyaya ispat etmişti. Bugün bu ispatın temsilcisi Müslümanlar olmalıdırlar. 2005’den bu yana, Peygamberimiz’e (asm) hakaret içerikli karikatürlerle İslâm karşıtlığı körüklenmek isteniyor.

Bunun son örneği Charlie Hebdo dergisinin karikatürü oldu. Adeta tüm dünyayı ayağa kaldıran, her kesimden tepki gören bu olay, günlerdir medyada ve sosyal ortamlarda konuşuluyor. Dahası dergiye düzenlenen saldırı ve sebep olunan ölümler, Müslümanlara mal edilmeye çalışıldı. İç ve dış mihraklar meydanı boş sanıp, hakarete yeltenerek İslâmofobi algısını toplumlara yerleştirmeye çalışıyor. Ama her gerçek Müslüman ve her vicdan sahibi insan bilir ki, İslâm ile terör ancak birbirlerine olan zıtlıklarıyla bir cümle içinde yer alabilirler.

Birileri İslâm’a sataşmaya, İslâm’ın değerlerine saldırarak Müslümanları tahrik etmeye çalışsa da, “En yüksek gür sada İslâm’ın sadası olacaktır”. Ve bunu tüm âleme bir kez daha ispat edecek olan Risale-i Nur gençliğidir.

Gayesi, Risale-i Nur’u anlamak ve toplumsal olaylara bu pencereden bakmak olan dergimiz, bu ay İslâmofobi’yi ele aldı. İslâm’ın terörle bağdaştırılamayacağını, bu tarz olayların bilinçli, plânlı bir şekilde gerçekleştirildiğini, Avrupa’nın samimiyetsiz ikinci yüzünün İslâm karşıtlığını tetiklemek olduğunu ve İslâm dünyasının ve Müslümanların, yaşananlar karşısındaki sorumluluklarını çeşitli yazılarla gündeme getiriyor.

Prof. Dr. Kadir Canatan ile konuyu birçok yönüyle değerlendirdiğimiz bir söyleşi gerçekleştirdik. Avrupa’nın iki yüzünü ve yaşananların arka planını konuştuk.

Doç. Dr. Ahmet Yıldız, “İslâmofobia ile neden ve nasıl mücadele edilmeli?” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, İslâmofobi’yi ve onunla mücadele gerekçelerini işledi.

Şükrü Bulut, “İslâm’a yanlışlarla hücum” edildiğini yazdı.

Ömer Baldık, “Yaralı Avrupalı ruhu ve İslâm karşıtlığı” yazısında ırkçılığa da değinerek Avrupa ile İslâm’ın mevcut durumunu ve geleceğini kaleme aldı.

Kürşad Berkkan, “İslâmofobi ve algı operasyonları” başlıklı yazısıyla bu sayımızda sizlerle.

Ayrıca, Yeni Asya gazetesinin 21. Şubat’ta 46. yıldönümü olması münasebetiyle hazırladığımız Dosya bölümünde, emektar ağabeylerimizden Sabahattin Aksakal ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Dolu dolu bir içerikle dergimiz sizlerle buluşuyor. İstifadeli okumalar diliyor, yorum, öneri ve eleştirilerinizi mail adresimize bekliyoruz.

 

BENZER KONUDA MAKALELER:

İnsanı okumak Değerli Okurlarımız; Genç Yorum olarak her ay gündemimize aldığımız konularla “insan”a dair, onu tanıma ve anlama odaklı çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. İnsanın sahip olduğu maddî ve manevî cihazların doğru işlettirilmesi ve insanlığa lâyık bi...
Dindar bir Cumhuriyetçi Değerli Genç Yorum Okurları; 29 Ekim 1923, cumhurî yönetim biçimine geçtiğimiz tarih olarak milletimiz için bir dönüm noktası hükmündedir. Dolayısıyla Ekim ayı, kendisini “Dindar bir Cumhuriyetçi” olarak tanımlayan Bediüzzaman’ın telif ettiği Risa...
Senin üzerine “hak”tır ki… Değerli okur; Dergi yayıncılığında bu ay 15. yılımıza girmiş bulunuyoruz. Adımız gibi yaşımız da oldukça genç, lâkin dergi yayıncılığında 14 yılı geride bırakmak demek, az şey değil. 14 yıl, 168 sayı geride bıraktık; emekler, tecrübeler, zahmetler, ...
İnsanın hikâyesi İnsanın ve insanlığın Hz. Âdem’le (as) başlayan hikâyesinde, terakki ve tekâmül mertebesi Hz. Muhammed’de (asm) doruğa ulaşır. İnsan, nefsiyle girdiği mücadelesinde inişler-çıkışlar, gel-gitler yaşar, insan-ı kâmile ulaşmanın sacayağı diyebileceğimiz...
Sultan-ı Kâinat BİRdir! “Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (kendini alçak tutup) minnet çekme. Onlara temelluk edip (dalkavukluk edip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdi...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*