Bir gökyüzü hayâli

Yarası var şairin,

Aklını dövüyor en ağır toplar

Kalbinde bombardıman

Bir eli diğer elini kurşuna tutmuş

Bir gözü diğer gözüne düşman

Kan davası var kulağının, diğer kulağına

Ruhuna hücum ediyor tüm kara yüzler

Yarası var şairin,

Odası olmuş darma duman,

Fikri bir köşede kalmış, hisseleri başka bir köşede

Şair de kıvrılmış bir köşeye, ağzında mırıltılar

Kalemi masanın üzerinde kalmış, defter çantada unutulmuş

Gözyaşları bir kavanoz şişesine hapsolunmuş

Yarası var şairin,

Zulüm sesleri geliyor dışarıdan

İltimaslarla yamanmaya çalışılıyor hakikat

Şair -aman içeriye girmesin diye- mücadele veriyor

Yarası var şairin,

Çocuk seslerini özlüyor

Savaş sesleriyle bulanmamış

Yarası var şairin,

Üzülüyor, ama biliyor

Her şeyden daha merhametli birisi var

Yarası var şairin,

Dağılmış her bir parçası başka bir yere

-ey sahib-i mekan dağınıklığımı toparla

-ey sahib-i zaman dağınıklığımızı gider

Yarası var şairin,

Ayrılıklar canını acıtıyor..

Yarası var şairin,

Bîmekan yalnızlıklarda sarılıyor gökyüzüne

Gökyüzü tüm ellerin üzerinde

Herkesin bir tek gökyüzüsü var

Yarası var şairin,

Hayal kuruyor

Bir gökyüzü hayali;

-hakikat- doğuyor her sabah -adalet- burçlarında

-Ümit, birlik, kardeşlik, muhabbet- gecesinin kandilleri-

Her gece penceresinden gökyüzüne yollar yapıyor

Zaman geçiyor belki, ama hayal-

-Gerçek oluyor.

BENZER KONUDA MAKALELER:

Beklemek, beklenenle alâkası olmayan bir eylemdir!... Kapı durmadan açılıyor Her açılışında bir rüzgâr gözlerime Gözlerime rüzgâr doluyor Gözlerim utanmasa kendinden dolacak * Her mümkün yaşanabilirlik seviyesinde olduğu şartlarda, Ben bu nefesleri alıp alıp verdiğim müddetçe Nefes almak bana iş...
Mürekkepler ve kalemler Mürekkepli kalemler Umudu olanların mavi Acısı olanların siyah Bir kuşun kanadında yazıyorlar Aruz hece bilmeden Yazıyorlar efendim Duygularını Menfaatlerini Biraz da kendini Mürekkepler ve kalemler Mürekkepli kalemler Hiç bitmiyorlar T...
Sırr-kadim Bazen öyle şeyler gelir ki aklınıza Belki de hayâliniz ulaşmıyordur Bir boş sayfa olsa da Bir not tutsam şuraya dersiniz Kalbinizin kelâmını Satır aralarına işlemek istersiniz Ve sanki yaralı bir şehirdesiniz Ya da siz yaralı bir...
Sana hasret Sana hasret bir Nisan akşamında Araladığım bütün perdeler Bütün pencereler Bütün kapılar Seni beklemekte… Adını anmaya lâyık olmayan Kör topal bir dille huzurundayım Seni bulamamış olmanın sarhoşluğuyla Aşkına susamış biçareyi...
Fütuhat Tulu’ ediyor Şems-i İslâm umum sath-ı arza, İlm-i ezelîden gelmiş, kimin haddi var ki söndüre, Değil birkaç bedbaht ehl-i dünya, Gösterin, ne hâtime çekecek bu cemaat-i azîmeye?   Tâ 14 asır evvel dâll kesen seyf-i Zülfikar, As...

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*